Sayın Milli Savunma Bakanı Akar, Malatya Erhaç 7.Ana Jet Üssü’nde yeni yapılan F-35 tesislerini gezerken ve dün bir kanalda katıldığı programda Türkiye’nin EUROSAM SAMP-T yani Aster hava ve füze savunma sistemi ile ilgilendiğini yakında alım veya ortak üretim konusunda gelişmeler yaşanacağını söyledi. Doğrusu bu demeç S-400/F-35 krizinin ortasına bomba gibi düştü.

Sayın Akar, Patriot konusunda daha önceki tekliflerden çok daha iyi bir teklifin ABD tarafından Mart 2019 verildiğini söylerken ayrıca F-35 ile ilgili olarak “Eğer ortaklardan biri S-400 alırsa ortaklıktan çıkarılır diye bir madde yok diye hatırlatıyoruz. Biz bütün sorumluluklarımızı yerine getiriyoruz, bütün çalışmaları ciddiyet ve samimiyetle yapıyoruz. Ayrıca diyoruz ki S-400, NATO sistemlerinden tamamen bağımsız olacak. Eğer NATO sistemleriyle entegre milli sistemlerimiz varsa onunla dahi entegre etmeyeceğiz. Tamamen bağımsız olacak. F-35’ler Malatya’da konuşlanacak diğeri de (yani S-400) ülkemizin başka bir yerine konulacak. Aralarında mesafe olacak tamamen ayrı çalışacak.” dedi.

Sayın Akar’ı dinleyince “S-400 IFF sistemine entegre edilecek tüm NATO uçaklarını dost görecek diyenleri hatırladım” Kulakları çınlasın artık. Sadece Türk uçaklarını dost göreceği bu ifadeden tekrar anlaşılıyor ki bunu defalarca twitter’da yazmıştım. Tıpkı 4 yıldır Aster-30’un en doğru tercih olduğunu yazdığım gibi).

EUROSAM SAMP-T ile ilgili olarak ise bu hava/füze savunma sisteminin tedarikine ilişkin de çalışmanın devam ettiğini belirterek, “Kavramsal tasarım çalışması devam ediyor, Kasım ayında sonuçlanması bekleniyor. Ondan sonra ortak üretim dahil yapılması gereken neyse onları yapmaya çalışacağız” diye konuştu.

Bildiğiniz gibi daha önce EUROSAM ile ortak bir anti-balistik füze sistemi geliştirmek için niyet anlaşması yapılmıştı. Daha doğrusu EUROSAM’ın milli anti-balistik füze geliştirilmesi projesine teknoloji desteği vereceği söylenmişti. Bunu önce Siper yüksek irtifa hava savunma sistemine yoranlar oldu ama sonradan anlaşıldı ki Siper tıpkı Hisar-A/O gibi özgün ayrı bir proje.

Daha önce EUROSAM, ASELSAN ve ROKETSAN ile 18 ayı içeren ve hava savunma sistemi teknolojisi üzerine sözleşme imzalamıştı. 2021’de hazır olması planlanmıştı. Ancak görünen o ki ilk başta “Aster olmayacak, hazır alım değil, yeni füze geliştirilecek” dense de şu an Aster-30 üzerinden gidiliyor ve belki de Türkiye’ye özgü bir versiyonun hafif değişikliler içeren bir modelin ortak üretimi görüşülüyor. Bu cümlede bilgi değil sadece tahmin yazıyorum. Çıkış noktam ise bu kadar kısa sürede yeniden yani sıfırdan yepyeni bir füzenin hele de anti-balistik füzenin yapılmasının imkânsız olması. EUROSAM Aster programının 20 yıldan fazla bir sürede 11 Milyar EUR’dan fazla para harcanarak tamamlandığını hatırlatırsam sanırım neden böyle düşündüğüm anlaşılır.

Aslında yaklaşık on yıl önce 2009 yılımda açılan T-LORAMIDS ihalesinde teklif veren üç firmadan biri idi EUROSAM. Keşke Çin füzesi seçilip sonradan iptal edilen ihale sırasında alsaydık ve zaman kaybetmeseydik demekten kendimi alamıyorum ama o zaman da Fransa’nın Gezi Olayları’na verdiği desteğin siyasi irade tarafından yenilir yutulur olmasını beklemek siyasetin tabiatına aykırı idi. Neyse geç olsun güç olmasın mantığı ile Aster-30 veya diğer adı ile SAMP-T sistemi kararı son derece yerinde ve umarım ki sonuca ulaşır. Çünkü malum S-400’den dolayı ABD’nin CATSA yaptırımları kararını Avrupa’nın görmezden geleceğini düşünmek imkânsız. Hükümetin S-400/F-35 krizinde ABD/Rusya nezdinden çözüm bulacağına dair umudumu korumakla birlikte kötü senaryoda EUROSAM firmasının ambargoyu göze alabileceğini sanmam. Ancak ben umudumu ve güvenimi henüz yitirmedim. EUROSAM hamlesi son derece yerinde bir hamle gibi görünüyor.

Tıpkı TCG Anadolu havuzlu çıkarma gemisi için F-35 “B” modeli nasıl bir tekel ise yapılması planlanan Türkiye’nin ilk hava/füze savunma muhribi TF-2000 için füze sistemi olarak da Aster-30 bu derece alternatifsiz. (Bana göre TF-2000 muhribi, S-400 yani YIHSS’den de yeni savaş uçağından da hatta balistik füze geliştirmekten bile daha ACİL ihtiyaç. Çünkü TCG Anadolu’yu hava, balistik füze ve süpersonik gemisavar füze tehdidine karşı hangi platform ve füze ile korunacağı yine bana göre soru işareti).

PAC, ASTER-30 VE S-400’ÜN BASİT BİR KIYASI

Her üç sistemi kısaca kıyasladığımız da birbirlerine göre elektronik/yazılım kabiliyeti ve EH’ye dayanıklılık gibi gizli hususlar dışında bilinen çeşitli açık kaynak üstünlükler ve zaaflar olduğu görülecektir. Aşağıda anlatacağım üzere Aster-30 İsrail yapımı ve balistik füzeleri simule eden Blue Sparrow füzelerine karşı gerçek atış testini başarı ile yaptı. Hatta biz daha önce Çin füzesini seçmişken bile belki etik değil ama Türk heyetleri hala Aster ile ilgileniyordu ve Aster testlerini izlemek üzere davet edildi. Hatta bir seferinde kötü hava şartlarından iptal edildi (Oysa S-400’de hiçbir zaman Türk heyetine böyle bir gösteri yapılmadı).

Şimdi balistik füze savunması söz konusu olduğunda Patriot’un daha önceki PAC-2 modelleri ile Aster kıyas edilebilir ancak PAC-3MSE ile ne Aster-30 ne de S-400’ü kıyas edemeyiz. Ancak Aster-30 Blok2 geliştirmesi devam ediyor ki bu model yapıldığından sadece 1000 km menzilli balistik füzelere karşı etkili olan PAC-3MSE’nin de önünde bir sistem olacak. Yani Aster-30 B2 3000 km’ye kadar menzilli balistik füzelere (MBRM) karşı etkili olabilecek.

Dolayısı ile balistik füze önlemede sadece SRBM (1000 km’ye kadar menzili olan balistik füzeler) göz önüne alarak mevcut durumu puanlarsak PAC-3MSE “3” puan, Aster-30’a “2” puan verirsek S-400’e “1” puan verebiliriz. Çünkü diğer iki füzede hit-to-kill/kafa kafaya çarpışma özelliği varken S-400’de yok. Ayrıca balistik füze önlemede thruster ve EKV/KV gibi araçlar yanında bu da yani hit-to-kill’de çok önemli bir etken. PAC-3MSE’de thruster yani yan roketçikler ile yönlendirme de mevcut. Bunlar çok yüksek irtifada yani hava yoğunluğu çok düşük ortamda aerodinamik kanatçıklar işe yaramazken dalışa geçmiş balistik füze savaş başlığı ile kesişmede çok önemli bir kabiliyet. Başka hususlar da var ve S-400 makalelerinde çok yazdığım için konuyu dağıtmak istemiyorum.

Hava savunma yani hava soluyan hedeflerde yani uçak, seyir füzesi, İHA/SİHA gibi hedeflerde ise durum tam tersi. Çünkü S-400 hem radar hem yatay menzil açısından her ikisinin de önünde. Gerçi Patriot ile irtifa sınırı olarak 10 km daha geride ama 30 km irtifa sınırı S-400 için yani uçak vurmak için yeterli. Dolayısı ile SAM olarak S-400 “3”, Aster-30 “2” ve Patriot için “1” puan verebiliriz. (Füzeleri puanlamanın saçma ve komik olduğunun farkındayım ama genç veya konuya çok uzak okuyucularımıza farkındalık olsun diye yazıyorum).

Şimdi son olarak deniz konuşlu versiyonu var mı açısından baktığımız da Aster-15 ve 30 varken S-400 ve Patriot’un olmadığını yani “sıfır” aldıklarını söyleyebiliriz. Rusya gemilerde halihazırda S-300’ü, ABD ise SM-2/3/6 füzelerini kullanıyor. Avrupa ise Aster füzeleri ile SM-2’leri. Çin ise tüm bu füzelerin çok çok gerisinde kabiliyete sahip bir zaman Türk YIHSS ihalesi T-LORAMIDS’in ön elemesini kazanan HQ-9’un HHQ-9 deniz versiyonunu taşıyor. Açıkçası güzelim Tip-52 ve Tip-55 muhriplerine yazık oluyor. Gemiler süper, füzeler yaramaz dersek çok abartmış olmayız.

Şimdi sonuca bakarsan Türkiye ABD’den SM-2 veya SM-3/6 hava ve füze savunma füzelerini alması, maliyet, konjonktür ve dahi satılma ihtimalinin düşük olması sebebi ile zayıf. TF-2000 hava-füze muhribimiz üretilmeye başlandığımda çok büyük ihtimalle IDEF fuarında da görüp, duyduğumuza göre Hisar füzelerimizin deniz konuşlu versiyonu hazır olacak ve gemide yerini alacak. Ancak Siper veya Siper’den farklı olan yani anti-balistik özelliği olan milli anti-balistik füze projesinin yetişmesi çok çok zor. Yani gemide hava ve füze savunma tamam ama balistik füze savunma eksik kalacak. İşte sanırım EUROSAM SAMP-T ile yani Aster-30 veya 15 olabilir ama 15 olacağını sanmam, anlaşılmasının sebebi bu. Çünkü dünyada balistik füze savunmasının deniz tabanlı olması yönünde ciddi bir trend söz konusu. En azında içinde TCG Anadolu’nun da olduğu bir filoyu ASBM denen ve yeni yeni türeyen (DF-21, DF-26 anti-gemi balistik füzeleri, çeşitli İran SRBM’leri ve gemilere karşı evrilmeye başlanan versiyonları ve C-800 gibi süpersonik gemisavarlar füzeleri ki Yemen’de Husi’lerin elinde bile var ve son olarak Zircon gibi hipersonik gemisavar füzelerine) karşı koruyacak sistemlere ihtiyaç var.

Hatırlarsanız daha önce Patriot alımı ve teklifinin ABD Dışişleri bakanlığı tarafından onayından sonra bunun sebebini açıklarken Türkiye bir taraftan yüksek irtifa hava savunma yani SAM füzesi ihtiyacını S-400 ile karşılarken balistik füze savunma sistemi ihtiyacını da Patriot ile gidermeye çalışıyor ve ben bunu anlıyorum diye yazmış ve hatta ulusal haber ajanslarına röportaj vermiştim. İşte Aster-30’da bu bağlamda düşünüldü kanaatindeyim. Ancak EUROSAM ile yapılan anlaşmada S-400 ve PAC alımında olmayan 3 artı özellik var. Bunu da üstüne eklersek tam olarak neden önemli, neden destekledim ve neden doğru karar olduğu anlaşılır. Birincisi onlarda olamayan ToT yani teknoloji transferi söz konusu, ikincisi ortak üretim ve üçüncüsü deniz konuşlu versiyona sahip olması. Yani TF-2000 için kara kara ne füzesi koyacağız diye düşünmek zorunda kalmayacağız.

4 Yıl önce yazdığım SAMP-T makalesinden beri bir Aster alımını daha uygun gören biri olarak hem haklı çıkmanın hem de ToT kazancının mutluluğu içindeyim. Oysa T-LORAMIDS zamanında Çin füzesi seçildiğinde Aster ve PAC için neler neler yazanlar olmuştu. İsim-ünvanlarının veya “Title”larını yazmak doğru olmaz ama o yazıları medyadan ve çeşitli kuruluşlarının sitelerinden okuyanlar hatırlayacaktır.

(Aşağıdaki tabloda değerler SAM füzesi yani hava soluyan hedeflere karşı olarak değil sadece ABM, balistik füze savunması yaparken ki limitlere göre girilmiştir. Tüm füzelerin yatay eksende ki menzilleri uçak hedefleri için daha yüksek değerlerde olacaktır.)

Şimdi kısaca EUROSAM SAMP-T sistemini tanıtmak istiyorum.

Avrupa’nın en büyük savunma sanayii firmalarından MBDA, Fransa-İtalya-Almanya-İspanya ve İngiltere’nin ortaklığı ile kurulmuş bir firmadır. MBDA’nın Fransa ve İtalyan kısımlarının iştiraki ile yine Fransız Thales firmasının yeni bir hava savunma füzesi geliştirmek üzere oluşturduğu konsorsiyum ise EUROSAM’dır. EUROSAM Aster füzeleri ise hava soluyan hedefler yani uçak, helikopter, İHA/SİHA, seyir füzesi, gemisavar füze, anti-radar füzeleri ve balistik füzelere karşı etkili bir hava ve füze savunma füze sistemidir.

Libya lideri Kaddafi’nin 1986 yılında Amerika’nın Libya saldırısına misilleme olarak Akdeniz’deki İtalyan adalarına Scud füzelerinin fırlatılması üzerine balistik füze savunması konusunda Avrupa’da oluşan farkındalığın bir sonucu olarak geliştirilmiştir. İhraç başarısı yakalamış olan füze Fransa ve İtalya’da sadece kara konuşlu savunma sistemi olarak değil Fransız ve İtalyan gemilerini de korumaktadır. Örneğin Fransız uçak gemisinin hava savunması Aster-15 füzelerine emanettir.

TEKNİK ÖZELLİKLERİ

14 kişilik mürettebattan oluşan standart bir Aster bataryası 10 tonluk 8X8 kamyon üzerinde Arabel Radar ünitesi, yine kamyon üzerinde angajman modülü (komuta-kontrol istasyonu), 4 veya 6 adet 8X8 araçlar üzerine yüklü dikey fırlatma araçlarından (MLT) müteşekkildir. Her bir araçta 8 füze bulunmakta (Fransızlar 8X8, İtalyanlar 8X4 tercih etmiştir) ve 10 Saniye içinde tüm füzeleri salvo atışla boşaltabilir.

Dikey fırlatma sistemi ve Arabel radarı sayesinde 360 derece izleme (tracking) ve angajman kabiliyetine sahiptir. Doğrudan itme vektörü ve aerodinamik kontrolün eşsiz kombinasyonu sayesinde (PIF-PAF güdüm teknolojisi) füze yüksek “g” manevraları yeteneğine sahiptir. Bu özellikleri Aster’e eşsiz bir hit-to-kill yeteneği sunar (kafa-kafaya çarpışarak imha etmek). Aynı anda birden çok hedefe (10 adet) angaje olma kabiliyeti olan sistemin çok kısa süren hazırlık süresi ve füzenin yüksek hızı sayesinde çok hızlı bir kilitlenme ve hedefi imha yeteneği vardır. Aster füzesini ağırlık merkezi füzenin merkezinde yer almakta. Böylece dorudan motorlar tarafından sağlanan itme ve klasik aerodinamik kontrolleri birleştiren PIF-PAF sistemi ile çıkış ve uçuş safhasında 12 “g”, terminal safhasında 60 “g”ye varan manevralar yapabilmektedir. Bu yüksek “g” limiti Aster’i muadili veya rakibi olan füzelerden ayırır.

Aster-30 Block1 füzesini kullanan SAMP/T; modifiye edilmiş arayıcı başlık, gelişmiş sinyal işleme ve daha büyük savaş başlığı ile donatıldı. Fırlatmadan sonra tandem katı yakıt booster (ani yükseltici olan atılabilen motor) devreye girmekte. İkinci aşamada füzeni 110kg ağırlık, 2,6m uzunluk ve 18cm çaplık kısmı kalır. Füze gövdesi dört uzun dikdörtgen kanat ve arkasındaki dört künt uçlu üçgen kontrol yüzgeçleri taşır. İkinci aşama füze katı yakıtlı Sustainer motoru ile donatılmıştır. Sustainer motor akış tüpü uplink alıcı ve yüzgeç aktüatörler taşır. Füzeye güdüm düzeltme amacı ile gönderilen veri güncelleme Arabel çok röllü radarının uplink data kanalı üzerinden yapılmaktadır.

Aster hem harp başlığı taşıyan hem de diğer alternatifle yok eden yani hit-to-kill özelliği olan nadir füzelerdendir. Tipik hedef kesişiminde 100kg ağırlığında füzenin Fiat Avio ve MBDA tarafından tasarlanan 15 kg’lık patlama/parçalanma tipindeki savaş başlığı detone olur.

Aster’i yukarıda anlattığım kademeli yapısı terminal safhasında hafif, yüksek manevra kabiliyetli ve aktif radar güdümlü bir füzeye dönüştürmektedir ki belki de rakiplerinden ayıran en önemli özelliklerinden biri budur.

Fransa, İtalya ve İngiltere arasındaki işbirliği içinde geliştirilen PAAMS sistemi ise, çok fonksiyonlu radar, bir gözetleme radarı, Aster 15 ve Aster 30 füzeleri, dikey fırlatma sistemi ve komuta ve kontrol sistemi içermektedir. PAAMS savaş yönetim sistemi (Amerikan AEGIS, Türk GENESIS vb.) konuşlu bulunduğu gemi veya kara birliği yanı sıra belli bir alanı ve deniz filosu savunmasını da sağlar. İlave özellik olarak dikey fırlatma özelliği ile konuşlu bulunduğu gemi için 360 derece hava ve füze savunması sağlayabilmektedir.

Gerek 10 ton sınıfı kamyona monte edilmiş Arabel radarı ve komuta kontrol aracı gerekse altı adet fırlatma aracı A400M ve C-130 gibi NATO envanterindeki nakliye uçakları ile taşınabilir. Yani hava kuvvetlerimizde bulunan iki nakliye uçağı da taşıyabilmektedir.

ARABEL RADARI

SAMP / T yüksek hızlı veya yüksek irtifa hedeflerine karşı sistemin kapasitesini genişletmek amacıyla, Aster 30 Block 1 yükseltme programı kapsamında geliştirilmiş performanslı, Arabel radarın gelişmiş sürümünü kullanır. SAMP-T Aster-30B1 sistemi tıpkı PAC gibi 600km aralığında (kısa menzilli balistik füze hedefler) de müdahale edebilir. (Sonraki versiyonları tabloda yazdım).

Thales Arabel radarı arama, izleme ve Aster füzesine rehberlik (güdülemek) için (search / tracking) bir 3D faz dizili “X” band, dikdörtgen 360 derece bir radardır. Aynı anda 100 hedefi takip ederek 16 Aster füzesini güdülemek için güncelleme komutu gönderebilir (bazı kaynaklar 10 hedefe angaje olunabileceğini yazmakta). Arabel’in yeni teknoloji ve yazılımlarla güncellenmiş çok dayanıklı bir ECCM (elektronik karıştırmaya karşı tedbir) kabiliyeti mevcuttur.

Angajman menzili 70 km olan Arabel radarın improved versiyonunun angajman menzilinin 100 km olduğunu yazan kaynaklar olsa da bunu güvenilir olarak teyit edemedim. Ancak şu kesin ki kendi radarı bir radar ağına entegre olduğunda (RADNET, NADGE gibi) özellikle hava soluyan hedeflere 100 km’den angaje olabilmektedir. NATO sistemi olduğu için entegrasyon açısından teknik ve siyasi sorun çıkmayacaktır.

ÇEŞİTLİ TESTLER

15 Nisan 2012 de Fransız donanmasına ait Forbin sınıfı hava savunma destroyerinden fırlatılan bir Aster füzesi, Amerikan yapımı GQM-136 Coyote SSST (Supersonic Sea Skimming Target) hedef füzesini vurarak başarılı bir test geçekleştirdi. Bu hedefin seçilmesinin sebebi Soğuk Savaş dönemi Rus anti-gemi füzelerine benzemesi idi. Bu test ile Avrupa bir ilke sahne oldu. Forbin, TYPE-45 ve Horizon sınıfı gibi çeşitli hava savunma gemilerinde kullanılan PAAMS (Principal anti air missile system) sistemi kullanılarak Aster-30 füzesi, GQM-136 füzesini imha etti. Sea-Skimming yani deniz yüzeyini yalayarak uçma özelliği olan hedef füze GQM-136 Coyote vurulduğu sırada 5 metre irtifada 3000 km/s sürate yakın uçuyordu.

Bu veriler bile Aster füzesinin ne kadar başarılı olduğunun göstergesidir. Seyir füzelerine karşı yukarıda anlattığım testin bir başkası da Aster’in diğer önemli hedefi olan balistik füzelere karşı yapılmıştır. Aster-30 Block-1 yapılan gerçek atış testlerinde Scud gibi TBM’lerin uçuş karakteristiklerini taklit etmeyi amaçlayan İsrail üretimi hedef füze Black Sparrow füzelerini imha etmeyi başarmıştır. Black Sparrow (airborne ballistic target) füzesi ile yapılan testlerde İran yapımı Fateh-110, Shahab-1-2 ve Suriye envanterindeki ScudB, SS-21 gibi füzelere karşı başarısı ispatlanmış olsa da daha uzun menzilli (600-2500 km arası) füzelerine karşı örneğin İran yapımı Qiam-1, Ghadr-110, Emad, Hürremşehr ve Sejil-2 gibi füzelere karşı yapabileceklerini test etmek amacı ile yine İsrail yapımı Blue Sparrow ve Silver Sparrow testleri yapılması gerekmektedir. Tabi ABD’nin test amaçlı uçaktan bırakılan balistik füzeleri de olabilir.

Operasyonel kabul testleri 2008’de başlayan SAMP/T, Fransız Hava Kuvvetleri’nde 2010 yılında faal oldu. Fransa, İtalya ve İngiltere’nin yanı sıra Cezayir, Fas, Mısır, Suudi Arabistan ve Singapur Aster kullanıcıları arasındadır.

 

ASTER-15 / ASTER-30

  • Ağırlık (kg) : 310 / 450 (Resmi site 450, bazı kaynaklar ise 510 kg olarak belirtmekte)
  • Uzunluk (m) : 4,2 /4,9
  • Çap (mm) : 180 / 180
  • Max. hız (Mach) : 3 / 4,5
  • Menzil (km,min/max) : 1,7-30 / 3-100+ (Balistik füze imhası için Aster-30’da 20 km, PAC-3MSE’de 96 km, S-400’de 60 km. Hava savunma söz konusu ise S-400 400 km ile en önde).
  • Max. İrtifa (km) :13 / 30
  • Güdüm sistemi : Her ikisi için de ataletsel navigasyon ve aktif radar güdümü
  • Güç/motor : Her ikisinde de iki aşamalı katı yakıt roket motoru

Yazar: Hakan KILIÇ          Kaynak: SavunmaSanayiST.com

4 YORUMLAR

  1. S400 de 40N6E füzesi var, 400km menzili ve 185km irtifası var, kendi hızı mach 12 ve mach 14 hızındaki hedefleri vurabiliyormuş. Bu füzeyi de alacaksak karşılaştırmayı ona göre yapmak gerekir.

  2. 400 km menzil doğru, 185 km irtifa kuyruklu yalan. Ayrıca o füze SAM, ABM değil. Ben yazıda ABM yani BMD (balistik füze savunması) açısından karşılaştırdım. SAM olarak S-400’ün üstün olduğunu zaten yazdım. ABM olarak ise S-400’ün balistik füze önleyen yani ABM füzesi 60 km menzil, 30 km irtifaya sahip. Rus firması standında Ruslardan bizzat aldığımı ürün tanıtım kitabına mı (bu safyanın editörü yanımda idi) inanalım. Yoksa savunma sanayi’den anlamayan yerli ve yabancı basının asparagas haberlerine mi? Çin S-400 ‘ü MRBM vurdu diye koca TASS (Rus) haber ajansının yalan haberini unutmadık daha. Bu konudaki makalemi tavsiye ederim.

  3. Turkiye’nin çözümü temel manada üç adımdan oluşacak.1)Hazır alım kısa vade 2)Ortak geliştirme orta vade 3)Özgün çözüm abm veya hss uzun vade.Aster 30 orta vadeli bir proje olacaktır.Gerek PAAMS gerek SAMP-T açık mimarili sistemler.Bu nedenle füze olarak Aster-30 Block 1 NT füzesi kullanan ama ÇAFRAD , genesis gibi sistemleri milli yazılım ile kullanan bir çözüm olacak.Orta vadenin uzunluğuna göre kullanılan füzenin Block 2 olma ihtimali vardır ama önümüzde en az beş sene olduğu düşünülünce ve ihtiyacın aciliyeti düşünülürse bu pek ihtimal değil. Block 2 farklı gövde yapısına sahip olacak o nedenle aynı lançerleri kullanmak pek mümkün değil ama farklı lancer çözümü ve taşıyıcı araç ile sisteme entegre edilebilir.Gerek hss gerek bld kabiliyetli bir özgün sistem için çok yetenekli bir booster a ihtiyaç var hakeza sustainera da.İşin özü belki çok komplike bir sensör ağı gerektiren kompleks elektronikler bizi zorlar ama Türkiye 5 yıllık vade içerisinde çok rahatlıkla elektronik işini çözer (belki daha kısa sürede) lakin roket motoru işi çok ciddi tecrübe istiyor işte onu kazanmak zaman alacak.Bunlar benim görüşlerimdir.Tamamen yerli hss/abm için 2030 ve sonrası beklenmeli siye düşünüyorum.

  4. Hakan bey peki TC kendi füze sistemlerini yapabilceğine inancınız var mı acaba ??(+ olarak savunma sistemlerini neden bu kadar Allah’a emanet bıraktık )cevap için şimdiden teşekkür

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here