Suriye’deki terör unsurlarına karşı gerçekleştirilen Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı Harekatlarında zırhlı personel taşıyıcılarımızın, zırhlı muharebe araçlarımızın ve ana muharebe tanklarımızın asimetrik harp ortamında ne derece başarılı olup hangi konularda eksik olduğunu görme şansı yakaladık. Bu değerlendirmeler neticesinde TSK’nın acil olarak bazı ihtiyaçları söz konusu oldu. Bu acil ihtiyaçların başında tepkisel zırhlar ve aktif koruma sistemleri geliyordu.

ROKETSAN tarafından geliştirilen tepkisel zırhlar ve modüler ek NATO standartı STANAG 4569 Level4, Level5 ve Level6 zırhları Fırat Modernizasyonu kapsamında ilk olarak M60A3 tanklarına eklenmeye başladı. M60A3 tanklarının ardından M60T tanklarımızın pasif (zırh) ve reaktif korunmasının anti-tank mühimmatlarına karşı oldukça iyi olmasından dolayı zırh geliştirilmeleri es geçilerek ASELSAN tarafından geliştirilen PULAT Hard-Kill (gelen füze veya roketi havada vurarak imha etme) Aktif Korunma Sistemi ile hareket halinde iken üzerine doğru gelen birden fazla roket veya füzelere karşı yüksek beka kazanması sağlandı.

Şüphesiz gerçekleştirdiğimiz terör operasyonlarında en büyük hayal kırıklığını Leopard 2A4 tanklarımız yaşattı. Tam bir tank katili olması için tasarlanan, döneminin çok üstünde ateş gücüne ve pasif korunmasına sahip olan Leopard 2A4 tankları, Suriye’de, Irak’ta oldukça kolay bulunabilen dünyanın en etkili ATGM’leri karşısında aldıkları kritik hasarlar sonucunda askerlerimizin şehit olmasına engel olamadı. ALTAY tankının envantere girmesine kadar elimizdeki en önemli kara gücü olarak bildiğimiz Leopard’larımızın her darbede önemli hasarlar alması M60 tanklarımızın ardından tekrardan Leopard 2A4 modernizasyon ihtiyacını gündeme getirdi.

Daha önceden ASELSAN tarafından geliştirilen Leopard 2A4 NG projesi, yüksek maliyeti ve yerli tank üretim çabalarının son sürat devam etmesi gibi sebeplerden dolayı iptal edilmişti. Next Generation modernizasyonu kapsamında Leopard 2A4’lerimizin zırh düzeyi 2A7 seviyesine getirilmesi amaçlanarak birçok bölgesine modüler ek zırhlar yerleştirilmişti. Rahatlıkla söyleyebiliriz ki 2A4 NG tankları Suriye’de yıkılmaz kaleler olarak öne çıkıp ordumuzun işini çok daha kolaylaştırabilirdi fakat arkamıza bakmanın artık anlamı yoktu çünkü yeni bir modernizasyon kapıdaydı.

Fırat Modernizasyonu kapsamında Leopard 2A4 modernizasyonundan ilk görüntüler sızdırıldığında hepimiz çok heyecanlanmıştık. Bu heyecanın temel sebebi tankların en çok isabet aldığı bölgelerin ve kritik bölgelerin ek önlemler ile oldukça korunaklı bir hale getirilmiş olmasıydı. Özellikle en çok isabet alan bölge olan ön kule yanak bölgesi korunması oldukça yüksek, açılı ve kalın bir ek zırh ile güçlendirilmişti. Yan taret ve yan etek bölgelerine yerleştirilen dual-explosive ERA zırhlar ile en yüksek deliş değerine sahip ATGM’leri dahi durdurabilir hale gelmişti. Anti-tandem özelliğe sahip dual-explosive ERA’lar, tandem mühimmatları direk durduramasa bile zaten iyi bir HEAT korunmasına sahip tankın HEAT korunmasını çok fazla arttırarak mühimmatları tepkisel zırhın durduramaması halinde dahi yüksek korunma ile birlikte mürettebatımızı koruyabilecek yetkinliğe sahipler.

Herhangi bir mürettebatımıza büyük oranda zararı olmayacak bölgelerde ise motor gibi kafes zırh uygulaması yapıldı. Bu bölgelerde elbette ERA zırhlar ile kaplanabilirdi fakat tanka yaratacağı ek ağırlık, zorlu araziler karşısında tankın arazi başarısını büyük oranda törpüleyebileceği için kafes zırh tercih edildi. Kornet-E, TOW-2F gibi ATGM’leri kafes zırh her ne kadar durduramayacak olsa da RPG-7 gibi mühimmatları durdurarak önemli bir korunma sağlayacaktır. Tepkisel zırh ve ek zırh eklemelerine ilaveten Leopard 2A4 tanklarımıza PULAT AKS sistemi de entegre edilecek. Bu sayede artık asimetrik harpte hepimizin gururu olan M60T tanklarımız bu alanda liderliği ALTAY tankı envantere girinceye kadar Leopard 2A4’lerimize teslim edecek.

Yaptığımız operasyonlarda sadece tanklarımızın değil zırhlı personel taşıyıcılarımızın da eksikleri büyük oranda tespit edildi. Özellikle ZPT’lerimizin karşısına çıkan küçük engeller karşısında yaşadıkları sorunları çözmek amacı ile UKSS eklemeleri yapıldı. UKSS takviyesi sayesinde Kirpi-2, Ejder Yalçın gibi araçlarımız önemli bir ateş gücüne kavuşmuş oldu fakat bu eklenti yaşanan ateş gücü eksikliğini gidermeye yetmedi. Ardından Silah Taşıyıcı Araç projesi gerçekleştirilerek zırhlı personel taşıyıcılarımıza anti-tank füze atıcıları yerleştirildi. Bu atıcıların büyük çoğunluğuna da en yüksek deliş değerine sahip olduğu düşünülen Kornet-E füzeleri yerleştirildi. OMTAS üretimi gerçekleştikçe yeni araçlarda Kornet-E’lerin yerini OMTAS’ların alması bekleniyor.

Ateş gücü eksikliğini hala istenilen düzeyde gideremediğimizi gözlemlemeye devam ediyorduk ve ardından 6X6 ve 8X8 zırhlı muharebe aracı alımı gündeme geldi. Yapılan kıyasıya mücadeleyi FNSS kazandı ve Pars 6X6 İZCİ ilk olarak envantere girmeye hazırlanırken IDEF 2019’da imzalanan anlaşma ile İZCİ’ler ile birlikte Pars 8X8’lerde envantere girecek. İlk aşamada 5 farklı konfigürasyonda 100 araç envantere alınacak. Taktik tekerlekli zırhlı araç alımının arkasında 4X4 araçlara oranla daha fazla personelin daha güvenli bir şekilde aksiyon alanına ulaştırabilmesi de oldukça önemli bir etken olarak gözümüze çarpıyor.

Başarılı operasyonlarımız sırasında yaşanılan zorluklar, tespit edilen eksikler savunma sanayiimizin yoğun çabası ile birlikte birer birer giderilmeye devam ediyor. Bu çabalar sonucunda olası bir sonraki operasyonumuzda Suriye’de çok daha güçlü kara gücümüz ile var olacağız. Sadece ordumuzun değil tüm dünyanın adım adım takip ettiği operasyonlarımız, günümüz asimetrik harp karşısında sergilenmesi gereken tutumu tüm dünyaya göstermiş oldu. Ders alması ve eksik gidermesi gereken birincil ülke olarak görevini yerine getiren kuruluşlarımız olası yeni operasyonlarda yaşanılan sorunlara çok hızlı bir şekilde çözüm bulabileceğini kanıtladı.


Yazar: Yusuf Metin              Kaynak: SavunmaSanayiST.com

1 YORUM

  1. Leopard2A4’lerin operasyonlarda performansı ve diğer silah sistemlerinin değerlendirirken sonucu değiştirmeyen hatalar var. Ancak bunu normal görüyorum. Açık kaynak bilgileri ile yorum yapmak zorunluluğu bu sonucu doğuruyor. Bu da ayrı bir sorun.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here