1990 yılından beri çok hızlı bir şekilde büyümeye başlayan Çin, ordusunu da sahip olduğu ekonomik büyüme ile doğru orantılı bir şekilde günden güne büyütmekte. Özellikle deniz kuvvetlerindeki hızlı büyüme, pasifikteki dengeleri değiştirebilecek kadar etkili.

Çin’in bu atağı, deniz kuvvetlerinde yakın geçmişe kadar belirli bir ölçüde büyüme gerçekleştiren Amerika Birleşik Devletleri’ni de harekete geçirdi. Birim maliyeti 13 milyar dolar olan Gerald R. Ford sınıfı yeni uçak gemilerinden ilkini 2017 yılında hizmete alan ABD, planlanan 10 adet gemi üretiminin hızlı bir şekilde tamamlanabilmesi için düğmeye bastı ve şu anda 2 adeti daha Amerikan tersanelerinde üretilmeye devam ediyor. Geral R. Ford sınıfının yanı sıra 10 adet Nimitz sınıfı uçak gemisi de aktif. Aynı zamanda yeni Amerika sınıfı Amfibi Saldırı Gemisinin ilki olan USS America ile birlikte 11 adet yeni gemiyi hizmete almayı planlıyor.

Dünyanın en gelişmiş Destroyerlarından birisi olarak kabul edilen Arleigh Burke sınıfı Destroyerlardan da 66 adeti aktif olarak hizmet veriyor. 82 adet üretilmesi planlanan Arleigh Burke sınıfı gemilerin de 6’sı üretim aşamasında 5’i ise sipariş sürecinde. Geleceğin Destroyer teknolojisine de öncülük eden ABD, Zumwalt sınıfı stealth gemilerden de 32 adet üretmeyi planlıyor. 3 adetinin üretimi tamamlanmış durumda ve 2 tanesi aktif olarak görev alıyor. Program maliyeti ilk etapta 22 milyar dolarak belirlenmiş olsa da birim maliyetinin 4 milyar doları aşması diğer 29’unun şimdilik iptal olmasına sebep olmuş durumda.

Tartışmasız en etkili denizaltı gücüne de sahip olan ABD, Çin’in yapmış olduğu hamlelere karşılık vererek sahip olduğu denizaltı sayısını da arttırmaya devam ediyor. Aktif olarak 18 adet Ohio sınıfı nükleer enerji ile çalışan balistik füze denizaltısının yanında 17 adet Virginia sınıfı nükleer enerji ile çalışan saldırı denizaltısına sahip. Birim maliyeti 3 milyar dolar civarı olan Virginia sınıfı saldırı denizaltılarından toplam 66 adet üretilmesi bekleniyor. 11 adeti de şu anda üretim aşamasında. Ohio sınıfı denizaltılarının gelecekte yerini alması beklenen Columbia sınıfı denizaltılar üzerinde de çalışmalar devam ediyor. İlk denizaltının 2027 yılında üretiminin tamamlanması planlanıyor.

ABD, denizaltında ve deniz üstünde sahip olduğu etkinliği hava gücü ile de pekiştiriyor. F35C modelinden 374 adet sipariş veren ABD deniz kuvvetleri 73 adetini teslim aldı. F35C’lerin yanında 608 adet de F/A-18E ve F/A-18F uçakları aktif olarak görev almakta. Vurucu uçak gücünün yanında 189 adet S-60 Seahawk, 278 adet MH-60R Seahawk anti denizaltı helikopteri; 275 adet MH-60S Seahawk, 30 adet MH-53 Sea Dragon çok amaçlı helikopteri de ABD donanmasına hizmet veriyor.

Çin ise şimdilik Amerika Birleşik Devletleri’nin aksine sahip olduklarından çok üretmekte oldukları ile ön plana çıkıyor. 1 adet aktif Liaoning adında Amiral Kuznetsov sınıfı uçak gemisine sahip olan Çin, 58,600 tonluk ikinci uçak gemisinin deniz testlerini devam ettiriyor ve 85,000 ton ağırlığa sahip olacak olan 3. uçak gemisini ise 2022 yılında hizmete almayı planlıyor. Bu üretimlerde edinilen tecrübeler ve yakalanan başarılar değerlendirilerek yeni bir yol izlenecek ve ilerleyen yıllarda uçak gemisi inşaatı devam edecek.

Nükleer enerji ile çalışan balistik füze denizaltılarında ise sahip olunan sayı şimdilik 7. Yakın gelecekte envantere katılması planlanan sayı ise 6. Type092VI sınıfı olan 6 yeni denizaltının ilkinin testleri, süreç planlandığı gibi devam ederse 2020 yılında başlayacak. Nükleer enerji ile çalışan saldırı denizaltılarında ise durum 55 aktif. Nükleer saldırı denizaltılarından çok nükleer balistik füze denizaltılarına önem veren Çin, bu yönde ilerlemeye devam etmeyi düşünüyor. Yeterince nükleer saldırı denizaltısına da sahip olduğu açıkça görülüyor.

Arleigh Burke sınıfı destroyerleri tahtından etmesi için tasarlanan Type 055 sınıfı Çin destroyerlerinden ilki aktif hizmete başladı. İlk etapta 8 adet üretilmesi planlanan Destroyerlardan şu anda 5 adeti üretilmeye devam ediyor ve 3 tanesi 2020 yılında Çin donanmasına katılacak. Type 055’lerin yanında Type 052D sınıfı olan 7000 tonluk Destroyerlardan 2 adet bu yıl, 2 adet de önümüzdeki yılda donanmaya katılarak toplam 15 adete ulaşacak. Bu iki tip destroyerlara oranla biraz daha kabiliyetleri düşük olan 24 adet daha Destroyer göreve hazır durumda.

Destroyerlara oranla daha hızlı, vur-kaç yaparak düşmana ani saldırılar yapabilecek, okyanus ötesi operasyonlar dışında daha etkili olan Fırkateynlerden 52; kritik durumlarda sahil güvenliği sağlamak, büyük filolara destek vermek ve küçük çatışmalara katılmak gibi görevlere sahip olan Korvetlerden ise 42 adet gemi Çin donanmasının önemli parçalarını oluşturuyor.

İkinci Dünya Savaşı zamanında Pasifikte yaşanan Japon-ABD üstünlük ele geçirme çabalarının bir benzerini Çin devam ettirmeye kararlı. Küresel güç olabilmek için deniz gücünün öneminin çok yüksek olduğunu çok iyi bilen Çin, ekonomik olarak büyümeyi en çok deniz kuvvetlerine yansıtıyor. Her ne kadar son 28 yılın en yavaş büyümesi 2018 yılında Çin adına gerçekleşmiş olsa da hala 6.3’lük bir ekonomik büyümeye sahip. Hava kirliliği, ekonomi savaşları gibi önemli sorunları da büyük oranda çözmeye çalışan ve bu sebeple ekonomisinin yavaşladığını iddia etse de durum ilerleyen yıllarda daha ciddi olabilir. Beslemesi gereken büyük bir nüfusa sahip olması her ne kadar iş gücü açısından büyük avantaj olarak görülse de büyük bir kaynak sıkıntısı yaratıyor. Hızlı büyüme ve ani atılmalar yerine daha oturaklı, sorunlarını daha iyi çözen, temelleri daha sağlam bir Çin, ABD için çok daha büyük bir tehdit olabilir.

Denizin en büyük 2 devi Çin ve ABD, kendilerini bir anda büyük bir yarış içerisinde buldu. Pasifik kontrolünü ele geçirmek adına verilen bu yarışta Çin, Japonya gibi Güney Kore gibi müttefiklere ihtiyaç duyuyor. Her ne kadar Rusya ile müttefik olsa da, Pakistan ile önemli adımlar atarak Arap denizinde kendisine bir kale edinmiş olsa da yaşayabileceği yalnızlık Çin adına felaket demek olabilir. Yakın gelecekte daha da kızışmasını beklediğimiz Pasifik yarışı umarız büyük bir çatışmaya dönüşmez ve dünyayı felakete sürüklemez.


Yazar: Yusuf Metin Kaynak: SavunmaSanayiST.com

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here