Hibrit ve elektrikli motor teknolojisinin özellikle özel araçlarda hızlı bir şekilde yayılması ile birlikte zırhlı araçlarda da kullanımı, zırhlı araç ve tank teknolojilerinde yeni bir devrimin habercisi olabilir. İçten yanmalı motorların verimliliği, karbon salınımı, yarattığı gürültü, fosil yakıtlar da sonun yaklaşıyor olmasını ve termal kameralarda bıraktığı izi düşündüğümüzde elektrikli motor teknolojisinin yaratabileceği yenilikleri az çok tahmin edebiliyor olsak da zırhlı araçlardan sonra tanklarda da kullanılabilir olması geleceğin zırhlıları ve anti-tank silahları üzerinde büyük değişikliklere sebep olabilir.

@AA

Öncelikli olarak keşif ve gözetleme amacı ile üretilen Akrep-2, son zamanlarda dünyanın yöneldiği zırhlı araç modelinin uç noktalarından birisi olabilir. Arkasında bulunan boş alan sayesinde yüksek pil depolayabilmesi ile yüksek harekat yarıçapına sahip, sessiz, düşük termal ize sahip, hızlı, yüksek ateş gücüne sahip.  İçten yanmalı motorun ürettiği yüksek ısı, termal kameralarda ne kadar gizlilik üzerine çalışılsa da zırhlı araçları ele veriyordu. Özellikle keşif yapmak amacı ile düşman saflarına doğru hareket eden araçlar, ne kadar hızlı olursa olsunlar hızlı olmaları gerektiğinden dolayı sahip oldukları düşük korunma sebebi ile anti-tank füzelerine yem olmaktan kaçamıyordu. Fakat termal kameralarda büyük oranda görünmezliğe sahip olması ve içten yanmalı motorlara oranla çok daha sessiz olması ile birlikte düşman saflarına çok daha güvenilir bir şekilde sızarak istihbarat toplayabilir, kendini açık etmeden düşman hareketlerini izleyebilir, ileriye doğru hareket eden unsurlara öncülük yapabilir.

Özellikle sosyal medyada sık sık dem vurulan zırhlı araçlarımızın sahip olduğu ateş gücünün yetersizliğini de dikkate alan Otokar, gözetleme görevini icra ederken karşılaşılan tehditleri bertaraf edebilmek için Akrep-2 aracına 90mm’ye kadar top takabilmektedir. 90mm’lik top ve zırh delici sabot mühimmatı, neredeyse tüm zırhlı muharebe araçlarını en yüksek korunmaya sahip bölgelerinden dahi delebilmesi anlamına gelmektedir. Hatta ana muharebe tanklarını zayıf noktalardan yakaladığı taktirde büyük oranda cezalandırabilmesi demektir.

İçten yanmalı motor ünitesinin terk edilip elektrikli motor ünitesine geçilmesi ile birlikte önemli ölçüde ağırlık kaybı ve boşluk ortaya çıkacaktır. Bu boşluk, harekat yarıçapını arttırmak amacı ile de kullanılabileceği gibi keşif gözetlemekten ziyade zırhlı muharebe araçları ve ateş destek araçlarında ek pasif korunma, reaktif zırh takviyesi, aktif koruma sistemi gibi eklemeler ile çok daha güvenli tank avcıları, zırhlı muharebe araçları yaratabilecektir. T-90A tanklarından daha iyi korunan Rus BMPT-72 Terminatör aracı Suriye’de yargı dağıttıktan sonra gittikçe önemi artan bu tip araçlar için elektrikli motor teknolojisi devrim yaratabilir.

Bu teknoloji üzerine çalışmaya başlayan ve meyve dahi alabilen ilk ülkelerden olan Türkiye, daha da yoğunlaşarak, öncelikle zırhlı personel taşıyıcı, zırhlı muharebe araçları derken ana muharebe tanklarında dahi kullanılabilecek hibrit veya elektrikli motor ile fosil yakıtlar konusunda dışa neredeyse tamamen bağımlı olması ile olası bir aksiyon durumunda yaşayabileceği tedarik sorunlarını da aynı zamanda çözmüş olacaktır.


Yazar: Yusuf Metin        Kaynak: SavunmaSanayiST.com

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here