(Bu içerik SavunmaSanayiST.com’a aittir. Kaynak belirtilmeden kullanılması halinde hak talebinde bulunulacaktır.)

Geçtiğimiz Cuma günü, Ağır Sınıf Taarruz Helikopteri projesi kapsamında basında ATAK-2 ismiyle bilinen yeni nesil geliştirilmiş taarruz helikopteri projemiz için Türk Havacılık ve Uzay Sanayi ile Savunma Sanayi Başkanlığı arasında imzalar atıldı.

Yukarıda da belirttiğimiz gibi medyada ATAK-2 ismiyle bilinen yeni helikopter projemiz, T-129 ATAK Helikopteri projesi kapsamında edindiğimiz tecrübeler sayesinde ve T-129 ATAK Helikopteri temel alınarak geliştiriliyor. Yeni helikopterimizin 5 yıl sonra yani 2024 yılında ilk uçuşunu yapması hedefleniyor.

Özellikleri neler?

Öncelikle ATAK-2 helikopterimizin sahip olacağı açıklanan güncel özelliklerine bakacak olursak:

– 10 ton sınıfında olması planlanan helikopterimiz AH-64 Apache ve Mi-28 Havoc gibi helikopterlerin muadili olacak.
– 12.7 mm uçaksavar mühimmatına dayanıklı bir zırha sahip olacak.
– 30 mm top sistemine sahip olup, 1200 kg’ye kadar harici silah yükü taşıyabilecek.
– Silah taşıyabileceği 6 adet istasyonu bulunacak.
– Anti-Tank füzeleri, güdümlü veya güdümsüz roketlerin yanında Hava-Hava füzeleri de taşıyabilecek.
– 20.000 feet irtifaya kadar çıkabilecek ve ~320 km maksimum hıza ulaşabilecek.

Türkiye’ye neler kazandıracak?

Evet gelelim asıl konumuz olan Ağır Sınıfta bir Taarruz Helikopterinin bize neler kazandıracağına.

Ağır sınıfta yer alacak olan ATAK-2 helikopteri 10 tonluk yük taşıma kapasitesi ile temel olarak ülkemize ateş gücü çok daha yüksek bir taarruz helikopteri kazandırmış olacak. T-129 ATAK Helikopterinin yaklaşık 5 ton maksimum kalkış ağırlığına sahip olduğunu düşünecek olursak aradaki farkı burada daha rahat anlayabiliriz. Bu 10 tonun 1.2 tonunu ise safi olarak mühimmatlara ayırabileceğiz. Mühimmat taşımak için 6 adet istasyon bulunacak. Bunun yanında çeşitli aksamlarda yine bu yüksek taşıma kapasitesi sayesinde rahatlıkla helikopterde kullanılabilecek. 

Ana silah sistemi anlamında T-129 ATAK’tan farklı olarak 20 mm yerine 30 mm’lik bir otomatik top sistemi tercih edildiğini görüyoruz. Topun kalibresinin büyümesi bu helikopterin sadece hafif silahlı terörist gruplara karşı değil daha ziyade konvansiyonel bir savaşta bir ülkeye karşı kullanılması için geliştiriliyor olduğuna dair bize fikir verebilir.

Zırh korumasına baktığımız zaman helikopterin 12.7 mm’lik uçaksavar mühimmatlarına karşı dayanabilecek şekilde imal edileceğini görüyoruz. Açıkçası daha fazlasına da pek gerek olduğunu söyleyemeyiz. Neticede uçan bir tank üretme gibi bir amacımız yok. 

Üzerinde durulması gereken ekstra bir özellik ise Hava-Hava füzesi taşıyabilme kabiliyeti. ATAK-2’de havadan havaya kullanılabilen füzeler sayesinde hava tehditlerine karşı da özsavunma ve saldırı imkanı sağlanacak. Jet uçağı gibi veya hafif saldırı uçağı gibi unsurlara karşı etkinliği biraz düşük olacakmış gibi değerlendirilse de en azından İHA, SİHA, Genel Maksat ve Taarruz helikopteri gibi hava araçları ATAK-2 tarafından rahatlıkla etkisiz hale getirilebilir. 

Yayınlanan görüntülerde helikopterin gövde altında bulunacağını anladığımız MİLDAR radarı sayesinde ise helikopterin durumsal farkındalığı, atış hassasiyeti gibi özelliklerinin daha yüksek seviyede olacağını söyleyebiliriz. 

Peki, T-129 ATAK Helikopteri varken ATAK-2’ye neden ihtiyaç duyuldu?

Ülkemiz uzun yıllardır terörle mücadele etmenin yanısıra özellikle Yunanistan başta olmak üzere komşu ülkelerle genellikle sıkıntılı ilişkiler içerisinde yer alıyor. Günümüzde Yunanistan’ın bayrak taşıyıcılığını yaptığı bu topluluğa Mısır ve İsrail’de belirgin şekilde katıldı. 

Silahlı Kuvvetler içerisinde taarruz helikopterleri Kara Havacılık Komutanlığı bünyesinde yer alıyor. Envanterimizde yer alan taarruz helikopterleri ise düzenli bir orduya karşı kullanılmaktan ziyade terör örgütlerine karşı kullanmak için daha elverişli. AH-1P, AH-1W ve T-129’dan oluşan taarruz helikopter filomuz tabii ki icap eden durumlarda düşman kara birliklerine de taarruz gerçekleştirebilirler lakin yine de bir ağır sınıf taarruz helikopterinin sağlayacağı faydayı sağlamakta oldukça zorlanacaklardır. Bunun başlıca sebepleri helikopterlerin maksimum kalkış ağırlıklarının görece düşük olması, 20 mm’lik burun toplarının zırhlı kara araçlarına karşı deliş kabiliyetlerinin gitgide azalması, yük anlamında gerek top mühimmatının gerekse tanksavar mühimmatlarının sayısının daha az olması, harekat yarıçaplarının ve havada kalış sürelerinin daha az olmasıdır.

atak-2 ile ilgili görsel sonucu

ATAK-2 ile birlikte ise, daha uzun bir hareket yarıçapı ve havada kalış süresi daha uzun, ateş gücü çok daha yüksek, hem mühimmat konusunda hem teknolojik aksam konusunda taşıma kapasitesi daha fazla, durumsal farkındalığı ve atış hassasiyeti daha yüksek bir helikoptere sahip olunacak.

Uzun lafın kısası ATAK-2 ile birlikte yine terör operasyonlarında kullanılacak T-129 ATAK’ın biraz hormonlu hali değil, özellikle düşman zırhlı birliklerine karşı yüksek bir ateş gücü elde edilecek olup envanterde ki T-129 ATAK ve AH-1P/W Cobra helikopterlerinin sağlamakta zorlanacağı konvansiyonel yakın hava desteği ihtiyacına çözüm ve alternatif geliştirilmiş olunacak.


Yazar: Abdullah Bekci     Kaynak: SavunmaSanayiST.com

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here