İnsansız sistemler; gelişen teknoloji ile birlikte, 2000’li yıllardan itibaren askeri alanda birçok ülkenin Deniz Kuvveti tarafından kullanılmaya başlanmıştır. Bu sistem ve araçların kullanım alanları, teknolojik gelişmeler çerçevesinde her geçen gün genişlemekte olup; tespit/teşhisten düşman unsurlarına angajman gerçekleştirebilmeye, tanımlanmış deniz resminin tesisinden deniz kontrolünün sağlanmasına kadar tüm Deniz Kuvvetleri faaliyetlerini etkileyecek bir boyuta ulaşmıştır. Dünya bahriyelerinde insansız sistemlerin kullanımı her geçen gün artmaktadır.

İkinci Dünya Savaşı dönemi, “İnsansız Suüstü Araçlarının (İSA)” geliştirilme çalışmalarının başladığı ilk dönemdir. Bu dönemde, “mayın temizleme” ve “hücum sonrası hasar kıymetlendirme” maksatlı İSA geliştirme çalışmaları olmuştur. Kanada tarafından dizayn edilen COMOX isimli İSA, Normandiya Çıkarması öncesinde denize duman kandili atılması maksadıyla, o dönemde uçaklar tarafından yapılan bu faaliyeti yerine getirmek için geliştirilmiştir. Her ne kadar İkinci Dünya Savaşı sırasında kullanılmadıysa da, proje hayata geçirilmiş ve testleri başarılı sonuçlar vermiştir.

QST-35/35A SEPTAR

Amerika Birleşik Devletleri (ABD), İkinci Dünya Savaşı süresince bu alanda önemli çalışmalar yapmış olan diğer bir ülkedir. ABD Donanması, amfibi harekât esnasında “mayın temizleme” ve “engelleri ortadan kaldırma” maksadıyla “Patlayıcı Roket Aracı (Demolition Rocket Craft)” isimli İSA’yı geliştirmiştir. “Porcupine”, “Bob-Sled” ve “Woofus 120” isimli araçlar da bu dönemde geliştirilmiş olan, farklı konfigürasyonlarda çalışan ve mayın temizleme maksatlı roketler taşıyan İSA’lardır. İSA’ların kullanım alanı, İkinci Dünya Savaşı sonrasında daha da genişlemeye başlamıştır. ABD’nin Temmuz 1946 ayında Marshall Adaları’nda gerçekleştirdiği “Crossroads Harekâtı Nükleer Denemeleri”nde, radyoaktif su örnekleri insansız dron botları vasıtasıyla toplanmıştır. 1950’li yıllarda ABD Deniz Kuvvetleri Mayın Savunma Laboratuvarı tarafından geliştirilen uzaktan kumandalı bot, 1954 yılından itibaren mayın tarama maksatlı olarak kullanılmaya başlamıştır. 1960’lı yılların sonlarına doğru geliştirilen 7 metre boyundaki fiberglas gövdeye sahip uzaktan kumandalı botlar ise, Vietnam’da mayın tarama maksadıyla kullanılmıştır. 1960’lı yıllarda ABD Donanması, güdümlü mermi ve top atış eğitimlerinde hedef gemisi olarak uzaktan kumandalı İSA’lar kullanmaya başlamıştır. Atış eğitimlerinde hedef olarak dron kullanımı ilerleyen yıllarda daha da artmış, birçok dron modeli (Mobile Ship Target (MST), QST-33 ve QST-35/35A SEPTAR, High Speed Maneuverable Seaborne Target (HSMST)) ABD Deniz Kuvvetleri envanterine girmiştir.

Vietnam Savaşı’nda çeşitli uygulamalarının görülmesinden sonra birçok ülke tarafından, mayın tarama maksatlı İSA’ların önemi anlaşılmış ve bu yönde araştırma/geliştirme çalışmalarına başlanmıştır. Danimarka’nın STANFLEX’i, Almanya’nın TROIKA Grubu (tek kişi tarafından kontrol edilen bir gemi ile 3 dronun kullanılması), Hollanda’nın DRONE’ları, İngiltere’nin RIM DRONE’ları, İsveç’in SAM II ACV’si (Kendinden Tahrikli Manyetik/Akustik Mayın Tarayıcı) ve Japonya’nın HATSUSHIMA sınıfı MKT gemilerinde bulunan SAM ACV’leri bunlara örnek olarak verilebilir.

1990’lı yıllarda, ABD Donanmasında akustik ve manyetik tarama imkan kabiliyetine sahip R/C DYADS,  MOSS, ve ALISS isimli İSA’lar kullanılmaya başlanmıştır. İnsansız mayın avlama sistemlerinin kullanımına da yine 1997 yıllında RMOP (Remote Mine-hunting Operational Prototype) isimli prototipin Basra Körfezi’nde kullanılmasıyla başlanmıştır. RMOP, Basra Körfezi’nde icra edilen SHAREM Tatbikatı’nda mayın avlama maksatlı olarak 12 gün boyunca kullanılmıştır. Aynı zamanda, İSA’lar yoğun olarak istihbarat toplama ve keşif/gözetleme maksatlarıyla da kullanılmaya başlanmıştır. Bu alanda, ABD tarafından üretilen ilk prototipler, OWL ve ROBOSKI insansız suüstü araçlarıdır. ROBOSKI ilk başta, gemilerin fiili silah atışlarında hedef olarak kullanılmış, müteakiben üzerine yerleştirilen sensörler vasıtasıyla suüstü keşfi maksadıyla görevlendirilmiştir. Bu modellerin yeni versiyonu olarak 2000’li yılların başlarından itibaren geliştirilen OWL MK II, ABD donanması tarafından 2003 yılında icra edilen Irak Harekâtı esnasında fiilen kullanılmıştır. Daha sonra, üs ve liman savunması için geliştirilen UHSV ise OWL MK II’nin gelişmiş versiyonudur.

1990’lı yılların başından itibaren denizlerde çeşitli araştırma faaliyetleri ve diğer sivil uygulamalar için de İSA’lar geliştirilmeye başlanmıştır. Bunun ilk örneğini, Massachusett Teknoloji Enstitüsü (MIT) tarafından 1993 yılında geliştirilen, ARTEMIS isimli araç oluşturmaktadır.Küçük bir balıkçı teknesine benzeyen araç, nehirde batimetrik verilerin toplanması maksadıyla kullanılmıştır. ARTEMIS’in önemli bir özelliği de otonom İSA’ların ilki olmasıdır. ARTEMIS, küçük tekne yapısı, menzili ve faydalı yük kapasitesi nedeniyle açık denize uygun olmadığından geliştirilme çalışmalarına devam edilmiş ve 2000 yılında AUTOCAT isimli otonom İSA geliştirilmiştir. İnsansız suüstü aracı alanındaki bu gelişmeler diğer ülkeleri ve sivil girişimleri de etkilemiş ve farklı alanlarda kullanılabilecek birçok yeni dizayn geliştirilmiştir.

ABD Deniz Kuvvetleri tarafından, 2002 yılında yayınlanan “Sea Power 21: Projecting Decisive Joint Capabilities” isimli dokümanda insansız sistemlerin bir kuvvet çarpanı olduğu ve insana olan riski azaltan bu sistemlerin birçok alanda etkinlikle kullanılabileceği belirtilmiş ve bu alanda çalışmalar hızlandırılmıştır.  ABD Donanma Su Altı Savaş Merkezi tarafından, 2002 yılında başlatılan, sonrasında Fransa ve Singapur’un da geliştirme çalışmalarına katıldığı SPARTAN Projesi; güdümlü mermi atma ve sonar imkân kabiliyeti ile aynı anda suüstü harbi ve denizaltı savunma harbi görev fonksiyonlarını icra edebilecek şekilde geliştirilen ilk İSA projelerinden birisidir. SPARTAN, Irak Harekâtı esnasında, Basra Körfezi’nde keşif, gözetleme ve istihbarat toplama maksadıyla fiilen kullanılmıştır.17 2000’li yıllarda genel olarak ABD tarafından geliştirilen, İSA’ların etkinliğinin özellikle Körfez Savaşı’nda görülmesi üzerine, diğer ülkeler de donanmaları için İSA’lar geliştirmeye başlamıştır. Japon firması YAMAHA, 2003 yılında su jeti tahrikli, 40 kts sürat yapabilen, su altı kamerası ve sonara sahip “Yüksek Süratli İnsansız Deniz Aracını (UMV-H)” ve okyanusta veri toplama maksatlı “Okyanus Tipi İnsansız Deniz Aracını (UMV-O)” geliştirmiştir. İsrail firması Rafael, 2003 yılında, günümüzde de kullanmaya devam ettiği “PROTECTOR” isimli yüksek süratli otonom insansız deniz aracını geliştirmiştir. PROTECTOR’un; liman yaklaşma sularında, nehirlerde ve kıyı sularında kullanılan, “kuvvet koruma”, “keşif/gözetleme”, “mayın harbi” ve “elekronik harp” maksatlı olarak kullanılan modelleri bulunmaktadır. İsrail firması Elbit tarafından, 2005 yılında geliştirilen “STINGRAY” de 40 kts sürati ve 8 saatlik görev süresiyle önde gelen İSA modellerinden birisi olmuştur. İSA geliştirme çalışmaları; 2005 yılında Almanya tarafından geliştirilen “Çok İşlevli Deniz Aracı (SEA-WIESEL)”, 2006 yılında Çin tarafından geliştirilen denizaltı savunma harbi maksatlı “XG-2”, 2010 yılında Singapur tarafından geliştirilen “VENUS” insansız deniz araçları ile devam etmiştir.

ASELSAN Levent

Genel olarak; Mayın Karşı Tedbirleri, Denizaltı Savunma Harbi, Suüstü Harbi, Deniz Güvenliği, Özel Kuvvet Harekâtına Destek, Elektronik Harp, Denizde Denetim Harekâtı, Kuvvet Koruma ve Liman Savunması alanlarında birçok ülke tarafından çok fonksiyonlu insansız suüstü aracı üretme çalışmalarına devam edilmektedir. Yeni üretilen İSA’larda asıl beklenti, birçok görevi birlikte icra edebilmek olarak tanımlanan çok fonksiyonluluktur. ABD ve İngiltere gibi denizci ülkeler, donanmaları için modüler yapıda ve mümkün olduğunca fazla görev tipine uygun İSA’lar yapılması için araştırma geliştirme çalışmalarına devam etmektedir. Son yıllarda, Türk Deniz Kuvvetleri’nin kullanımı için de İSA geliştirme çalışmalarına başlanmıştır. “İnsansız Suüstü Hedef Botu (ALBATROS)” ve “LEVENT İnsansız Deniz Aracı”, ASELSAN tarafından dizayn edilen dikkat çekici modellerdir.

ASELSAN Albatros

Kaynak: Milli Savunma ÜniversitesiDeniz Harp Enstitüsü

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here