Türk Silahlı Kuvvetleri ihtiyaçlarını karşılamak üzere başlatılan Milli Muharip Uçak (MMU) Projesi ile Türk Hava Kuvvetleri Komutanlığı envanterinde bulunan ve 2030’lu yıllardan itibaren kademeli olarak devreden çıkartılması düşünülen F-16 uçaklarının yerini alabilecek yurt içi imkân ve kabiliyetler ile tasarlanan modern uçakların üretilmesi amaçlanmaktadır.

Proje kapsamında ana sözleşme, Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) ile 05 Ağustos 2016 tarihi ile imzalanmış olup, başta ana yüklenici TUSAŞ olmak üzere, proje kapsamında görev alan tüm paydaşlar çalışmalarını sürdürmektedir. TUSAŞ ile BAE Systems (İngiltere) arasında Milli Muharip Uçak geliştirmesine yönelik “Ana İlkeler Sözleşmesi (Heads of Agreement)” 28 Ocak 2017 tarihinde, Anlaşma Tutanağı 10 Mayıs 2017’de imzalanmıştır. TUSAŞ ve BAE Systems arasındaki İşbirliği Anlaşması 25 Ağustos 2017 tarihinde imzalanarak yürürlüğe girmiştir. Bu kapsamda halihazırda 100’e yakın BAE Systems mühendisi, TUSAŞ tesislerinde MMU projesinde destek vermektedir.

İmzalanan ana sözleşme, geliştirme ve üretim sürecinin bir parçası olan ön tasarım aşamasını kapsamaktadır. Söz konusu dönem içinde hava aracının geliştirilmesi, mühendislik, teknoloji, test altyapılarının ve sertifikasyon süreçlerinin geliştirilmesi, muharip uçak tasarımına yönelik kabiliyet kazanılmasını amaçlamaktadır. Ön tasarım aşaması sonunda ise projenin takip eden dönem ve aşamaları için kesintisiz bir geçiş öngörülmektedir.

Proje kapsamında gerçekleştirilecek olan yeni nesil bir uçakta olması gereken düşük görünürlük, dâhili silah yuvası, yüksek manevra kabiliyeti, artırılmış durumsal farkındalık ve sensör füzyonu vb. teknoloji alanlarındaki çalışmaların sonucunda Türkiye, dünyada ABD, Rusya ve Çin’den sonra 5. nesil bir muharip uçağı üretebilecek alt yapı ve teknolojiye sahip ülkeler arasında yer alacaktır.

Sonuç olarak, MMU Projesi kapsamında, temelde iki ana eksende kazanım sağlanması hedeflenmiştir;

  • Dünya’da pek az ülkenin gerçekleştirmeye cesaret edebileceği ve mega Proje olarak da adlandırabileceğimiz bu büyüklükteki bir projenin ihtiyaç duyacağı her türlü disiplinde yüksek sayıdaki nitelikli insan kaynağının edinilmesi, yetiştirilmesi ve geliştirilmesi böylelikle teknik açıdan ülkemizin en zorlu projelerinden biri olan MMU için nitelikli insan kaynağından azami ölçüde yararlanılması,
  • 2030’lu yıllarda ülkemizin savunmasında kullanılmak üzere, geleceğin harekat ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla, uluslararası standartlara uygun tasarlanmış ve üretilmiş, harekât bağımsızlığını sağlayacak, üstün bir muharip uçak sistemi için gerekli her türlü altyapının oluşturulması.

TF-X’in, Türk Hava Kuvvetleri Komutanlığının envanterine girmesi planlanan F-35A uçakları ile birlikte görev yapması ve üretilecek uçakların 2070’lere kadar Türk Hava Kuvvetleri Komutanlığı envanterinde yer alması öngörülmektedir. Bu kapsamda TF-X, 2023 yılında hangardan çıkacak, 2026 yılında ilk uçuşunu yapacak ve 2030’dan itibaren envantere alınacaktır.


Kaynak: SavunmaSanayiST.com

1 YORUM

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here