Hürjet Projesi TAI tarafından 2017 yılında başlatılan ve Türk Hava Kuvvetlerinin Tekamül Jet Eğitim Uçağı ihtiyacını yerli imkanlarla karşılanması için başlatılan projedir. Proje aslen bir eğitim uçağı projesi olarak düşünülmüş ve dizayn edilmiş olsa da hafif saldırı ve yakın hava desteği görevleri için de kullanılmak üzere geliştirmeler yapılmıştır.

Son edindiğimiz bilgilere göre uçak ilk uçuşunu 2022 yılında yapacaktır. Proje başlangıcından itibaren tasarım anlamında uçak üzerinde birkaç önemli değişiklik yapılmıştır. Bunlar başta çift dikey stabilizenin teke indirilmesi, sonrasında çift motorlu resimler yerine tek motorlu resimler yayınlanması gibi örneklerle açıklanabilir. Proje başarılı şekilde tamamlandığı ve seri üretime geçildiği takdirde Hürjet envanterde ki T-38 Talon uçaklarının yerini alacaktır.

Bununla beraber Hürjetin silahlandırılmış hali ile Türk Hava Kuvvetlerinin (ve belki Türk Kara Kuvvetlerinin) hafif saldırı uçağı ihtiyacı ve yakın hava desteği uçağı ihtiyacı karşılanacaktır. Burada akıllara Hürkuş’un silahlı versiyonu olan Hürkuş-C varken bu tür bir uçak gerekli midir gibi bir soru gelebilir lakin iki uçağın klasmanı aynı olmadığı için karşılaştırılmaları da doğru değildir. Hürjet jet motorlu bir uçaktır, Hürkuş ise turboprob motorlu bir uçaktır. Hürkuş-C günümüzde F-16/F-4 ve T-129 ATAK/AH-1 Cobra platformları arasında ki boşluğu doldurmaya yöneliktir. Hürjet ise F-16/F-4 ve Hürkuş-C platformları arasında yer alan bir platformdur. Hürkuş-C’nin yaklaşık 1,5 ton faydalı yük taşıma kapasitesi vardır. Hürjetin ise yaklaşık 3 ton faydalı yük taşıma kapasitesi vardır. Bu değerlere bakarak söyleyebiliriz ki Hürjet, Hürkuşun yeterli olamayacağı durumlarda F-16/F-4 yerine kullanılmak üzere geliştirilmiştir. Örneğin Hürkuş-C’nin MK-84 tipi yaklaşık 1 tonluk büyük boyutlu bombalardan taşıması çok zordur. Hürjet ise bu bombaları rahatlıkla taşıyabilmektedir.

İşte bu gibi kıyaslamalar ve değerlendirmelere bakarak Hürjetinde bizim için bir ihtiyaç olduğunu anlayabiliriz. Hürjet sayesinde ondan çok daha pahalı olan 4. nesil muharip savaş uçaklarını kullanmadan ihtiyaçlarımızı karşılayabiliriz. Bununla birlikte envanterde bulunan özellikle F-16 savaş uçaklarımızın gövde ömürlerinden tasarruf edebiliriz. Ve buna da ek olarak proje aşamasında ve sonrasında edindiğimiz bilgi birikimi ve tecrübeyi bir sonraki projelerimizde kullanabiliriz.

Hürjeti kullanabileceğimiz son bir görev daha var. Helikopter tipinde ya da insansız hava aracı tipinde öz savunma gücü düşük ve bir hava savaşına girmek için uygun olmayan hava araçlarının sınır ihlali yapması durumunda şayet bölgede bir Hava Savunma Sistemi yoksa, Hürjet bu tür unsurlara karşı da etkili şekilde kullanılabilir. Hürjetin silahlı olarak yayınlanan fotoğraflarından anladığımız kadarıyla hava-hava angajmanına girebilecek silahları ve bu yeterlilikte bir radarı olacak. Tabii ki muharip bir savaş jetine karşı şansı yok ancak ifade ettiğim gibi öz savunma kabiliyeti fazla olmayan ve karşılık verme gibi bir imkanı bulunmayan unsurlara karşı gayet etkili şekilde kullanılabilir.

Fakat tüm bunlara rağmen Hürjet asla bir F-16’ya veya çağımızın revaçta olan herhangi başka bir muharip jet uçağına denk olamaz. Çünkü belirlenen görev tanımı ve buna bağlı olarak oluşturulan tasarım gereği Hürjet bir tekamül jet eğitim uçağı ve hafif saldırı uçağı olmaktan fazlası olamaz. İlerleyen zamanlarda birtakım gelişimler ve modernizasyonlar geçirebilir lakin yine de uç noktaları düşünmemek lazım. Kaldı ki zaten uç noktalara varan bir gelişim söz konusu olduğunda bu uçağın adı hala Hürjet olmaz. O artık bambaşka bir uçak olur.

Uzun lafın kısası Hürjet Vatanımıza, Bayrağımıza ve Milletimize hayırlı uğurlu olsun. Türkiye bu projelerden çok kazanç sağlayacak ve çok daha ileri teknolojilerin geliştirilmesinin önünü açacak. Milli Muharip Uçağa giden yolda Hürjet bugün oldukça önemli bir sıçrama tahtası olarak değerlendirilmeli.

Abdullah BEKCİ

Kaynak: SavunmaSanayiST.com

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here