15 Temmuz darbe girişimi, 15 Temmuz 2016 gecesinde Türk Silahlı Kuvvetleri’ndeki kendilerini “Yurtta Sulh Konseyi” olarak adlandıran Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensubu askerler tarafından yapılmaya çalışılan başarısız darbe girişimidir. Darbeci askerlerin planlamasına göre 03:00-06:00 saatleri arasında yapılacak olan darbe, Milli İstihbarat Teşkilatı’nın darbe girişimi istihbarat olarak bilgi edinmesiyle mecburi olarak erken saatlere çekilmiş, darbecilerin önceden kurmuş olduğu planlar etkisiz hale gelmiş, bu sayede Vatansever Türk Askerleri, Türk Polisleri ve Asil Türk Milleti el ele verip adeta tek vücut olarak darbe girişimini bastırmıştır.

Bu yazımızda o kara gecede yaşanan ve haber sitelerinin yayınlamış olduğu hainliklerden farklı olarak bu hainlikleri yapan hainlere karşı verilen mücadeleleri de ele alacağız. Şüphesiz ki darbecilerin o gece ellerinde en büyük silah milletimizin verdiği vergilerle alınmış olan savaş uçaklarıydı. Özellikle Akıncı Üssü içerisinde yuvalanmış asker görünümlü teröristlerin kontrolü altına giren üs ve filo komutanlıkları darbe girişiminin başlangıcından bastırılışını kadar daima en ön plandaydı.

Şimdi elimizden geldiğince dakika dakika, saat saat bu girişim sırasında havada neler yaşandığına bakalım:

Saat 16.30’da MİT’in almış olduğu istihbarat Genelkurmay Başkanlığına iletildi.

Saat 19.00 civarları: Genelkurmay Başkanlığından yayınlanan emirle tüm ülkede hava sahası uçuşa kapatıldı.

Saat 19.45: Darbeciler o gün Antalya/Kemer’de gösteri yapacak tek kişilik F-16 gösteri ekibimiz SOLOTÜRK’ün uçuşunu bahane ederek hava sahasını belli bir miktar açtırmayı başardı. Darbeciler o gün kendilerinden olmayan çoğu personele izin yazarak erken istirahata çekilmelerini ve üsleri boşaltmalarını sağladı. Bu sayede birçok üssünde kontrolünü ele geçirmiş oldular.

Saat 21.05: Uçuş yasağına ilişkin işlemler tamamlandı ve 36 uçağın inişi tamamlandı

Saat 21.45: İncirlik 10. Tanker Üs Komutanlığına bağlı 101. Asena filodan 1 adet KC-135R Tanker uçağı yasağa rağmen havalandı.

Saat 21.50: Aynı üsten 1 adet KC-135R Tanker uçağı daha havalandı. Bu uçaklar sabah saatlerine kadar farklı saatlerde farklı uçaklara yakıt ikmali yapacak, darbeci F-16’ların havada daha rahat hareket etmesine olanak sağlayacaklardı.

Saat 22.00 civarları: Ankara’nın Kuzey Batısında, Kahramankazan ilçesinde bulunan Akıncı 4. Ana Jet Üssünden 2 adet F-16 savaş uçağı kalkış yaptı.

Saat 22.08: Akıncı üssünden kalkış yapan F-16’lar Ankara şehir merkezi üzerinde uçmaya başladı. Bu sırada doğal olarak kimse bu uçuşlara bir anlam veremedi. Uçaklar yaklaşık olarak Sokullu semti üzerinde havada daireler çizdi. Bu sırada Genelkurmay Başkanlığı ve Meclis bölgesinin koordinatlarını aldıkları anlaşıldı. Bu uçaklarda mühimmat olarak yalnızca hava-hava füzeleri yüklüydü. Uçaklarda Herhangi bir bomba yükü bulunmuyordu.

Saat 22.10 civarları: Genelkurmay bölgesinin koordinatını alan 2 adet F-16 bölge üzerinde inanılmaz seviyede, emniyetli irtifanın çok altında alçak geçiş icra etmeye başladı. Burada kol lideri olan pilotun iki numaraya göre daha tecrübeli olduğu değerlendirmesi yapılabilir. Zira ilk uçak ikinci uçağa göre oldukça alçaktan geçiş icra ediyordu.

Saat 22.20: Kimse ne olduğunu anlayamamışken polis ve meclis de bulunan güvenlik güçleri askeri makamları arayarak neler olduğunu, F-16’ların neden bu kadar alçaktan ve süratli şekilde uçuş gerçekleştirdiğini sordu. Darbecilerin kontrolünde olan makamların verdiği yanıt “tatbikat yapıyoruz” oldu.

Bu uçuşlar yaklaşık 22.45 sularına kadar devam etti. Bu uçuşlarla beraber Ankara üzerinde helikopter hareketliliği de başladı.

Saat 22.35 civarları: Diyarbakır 8. Ana Jet Üssünden 6 adet F-16 savaş uçağı kaçak şekilde kalkış yaptı. Üssün Harekât Komutanı Kurmay Albay Özkan Edip Akgülay uçaklar motor çalıştırdıktan sonra olaydan haberdar edildi. Albay Akgülay uçaklarla telsiz kanalından iletişim kurmaya çalıştı ancak başaramadı. Sonrasında Kuleyi aradı ve kendisinin emri olmadan hiçbir kalkışın yapılmasına müsaade edilmemesi talimatını verdi. F-16’lar buna rağmen arka arkaya çok seri şekilde kalkış yaptılar. Öylesine acele etmişlerdi ki havalimanında ki sivil uçaklar için bile tehdit oluşturmuşlar, sivil uçakların kullandığı pistten ve kendi pistlerinden daha önce çalışılmamış bir şekilde izinsiz olarak kalkış yaptılar.

Saat 22.36: Diyarbakır’dan izinsiz kalkış yapan F-16’lardan 1 dakika sonra bu uçakların durdurulması için o an Erzurum Hava Meydan Komutanlığında bulunan 2 adet F-16’ya Eskişehir Birleştirilmiş Hava Harekât Merkezinden (BHHM) kalkış emri verildi. Ancak bu emir 22.48’de iptal edildi. Bu konuda Eskişehir’deki BHHM komutanı Tuğgeneral Recep Ünal suçlandı.

Saat 22.42: Mühimmat yüklü bir F-16 uçağı Akıncı Üssü’nden kalkış yaptı. Kalkışa müteakip Ankara semalarında alçaktan uçuş yapıldı.

Saat 22.43: C-160 tipi Elint/Sigint GÖREN uçağının Ankara üzerinde, Gözetleme, görüntüleri iletme, lazerle işaretleme ve işaretlenen bölgenin koordinatlarını belirleyerek F-16’lara iletmek amacıyla Akıncı Üssü’nden kalkış yaptı.

Saat 22.48: Mühimmat yüküyle Diyarbakır’dan Ankara’ya gelen, Ankara üzerinde alçak irtifada yüksek süratle uçuş yapan ve ikmal için Akıncı 4. Ana Jet Üssü’ne inen F-16 uçağı, ikmali tamamlayarak tekrar havalandı ve aynı eylemlere devam etti.

Saat 22.54: Bu saat itibariyle havada darbecilerin elinde Diyarbakır’dan kalkan 6 adet F-16 uçağı, Akıncı Üssü’nden kalkan 4 adet F-16 uçağı, İncirlik’ten kalkan 2 adet tanker uçak ve Akıncı Üssü’nden kalkan 1 adet keşif gözetleme (GÖREN) uçağı vardı.

Saat 23.00 civarları: Ankara şehir merkezi üzerinde ki Savaş Uçağı hareketliliği duruldu. Bu aşamada helikopterler faaliyet göstermeye başladı. Bu sırada başbakan tarafından yapılan açıklama ile eylemlerin bir darbe girişimi olduğu resmen açıklanmış oldu. Vatandaşların sokaklara davet edilmesinin ardından F-16’lar yeniden Ankara Şehir merkezi üstünde alçak uçuş icra etmeye başladı.

Saat 23.03: Ankara’da bulunan Hava Kuvvetleri Komutanlığına ait Hava Kuvvetleri Harekât Merkezi (HKHM) darbeciler tarafından ele geçirildi. HKHM’nin önemi Türk hava sahasındaki bütün askeri uçuşlar üzerinde emir-komuta yetkisi kullanabilen iki harekât merkezinden en üst konumdaki olmasıdır. Diğeri, kısaca BHHM denen Eskişehir’deki 1. Birleştirilmiş Hava Harekât Merkezi’dir. Bu dakika’dan sonra Hava sahasının kontrolünün sağlanması için BHHM ve HKHM arasında çetin bir mücadele başlayacaktır. Darbeciler son sürat uçak kaldırmaya çalışırken, darbe karşıtı vatansever Türk askeri canla başla uçak kalkışlarına engel olmaya çalışacaktır.

Saat 23.03: Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar, Karargâh bahçesinde bulunan helikopterle Akıncı Üssü’ne götürüldü. Hulusi Akar’a darbenin başına geçmesi teklif edilmiş, Hulusi Akar ise bu teklifi şiddetle reddetmiştir.

Saat 23.14: HKHM’den Diyarbakır 8. Ana Jet Üssü arandı. Üssün Harekât Komutanına burada bulunan nakliye uçaklarıyla özel kuvvet askerlerinin Ankara’ya gönderilmesi emredildi. Harekât komutanı bu yetkiyi BHHM’den alması gerektiğini söyleyerek emri reddetti.

Saat 23.18: Gölbaşı Havacılık Dairesi’ne darbeciler tarafından 1 bomba atıldı. Bombalama talimatını Albay Ahmet Tosun verdi. Aynı uçakta bulunan Pilotlar Mehmet Çetin Kaplan ve Ertan Koral bombayı atan isimler oldu. Atılan bomba Lazer Güdümlü bir GBU-10 bombasıydı. Darbeciler, Polis Özel Harekât’ın kritik bölgelere intikalinde kullanmayı planladığı Sikorsky S-70 tipi Polis Helikopterini hedef almışlardı. Yaklaşık 1 tonluk bir bomba olan GBU-10 bombası helikopteri tamamen imha etti. Açıklamalara göre bu saldırıda 7 şehit verildi.

Saat 23.20: Ankara şehir merkezi üzerinde F-16’lar agresif şekilde uçuş icra etmeye başladılar. Pilotlar bilerek ses hızının üstüne çıkmak suretiyle sonik patlamalara sebep oldu. Darbeye direnen Polis ve Vatandaşlarımızın sindirilmesi için darbeciler bu eylemi sabaha kadar devam ettirdi.

Saat 23.24: Olaylardan haberdar edilen Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Abidin Ünal beraberinde diğer generallerle birlikte toplantı tertipliyor. Ünal paşanın yanında bulunan üs komutanlarına “Üssünüzden uçak kalkarsa Divan-I Harbe gidersiniz.” dediği biliniyor. Hava Kuvvetleri Komutanı ileriki saatlerde derdest edilecekti fakat derdest edilene kadar geçen süre zarfında verdiği direktifler doğrultusunda darbecilerin imkanları kısıtlanmış, girişim yara almıştır.

Saat 23.30: Kayseri/Erkilet 12. Hava Ulaştırma Üs Komutanlığında hareketlilik başladı. Saat 02.00’a kadar devam edecek bir kalkış trafiği başladı. A-400M ve C-130 uçakları kullanan 221. Ve 222. Filolara kalkış emri verilmişti. Toplamda 8 adet nakliye uçağı saat 23.30’dan, saat 02.00’a kadar olan bir süre zarfında sırayla kalkış gerçekleştirdi.

Saat 23.46: Darbeci Tuğgeneral Semih Terzi Diyarbakır 8. Ana Jet Üssü Harekat Komutanı olan Albay’ı arayarak daha önce istenilen nakliye uçaklarının kaldırılmasını emretti. Albay emri reddederek uçakların kalkışına engel oldu. Bundan sonra Semih Terzi CN235 tipi başka bir uçağa yöneldi ve beraberinde yaklaşık 40 kişilik özel kuvvet ekibiyle kule müsaadesi olmadan ve harekât komutanının izni olmadan kalkış gerçekleştirildi ve uçak Ankara’ya yöneldi.

Saat 23.51: Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Abidin Ünal, HKHM’den verilecek emirlerin kanunsuz olduğunu, emirlerin yalnızca BHHM’den alınacağına dair emir yayımlattı. Ayrıca Hava Kuvvetleri Komutanlığı binasında güvendiği personellere HKHM’nin fişinin çekilmesini emretti. Komutanlık binasında darbeciler ve darbe karşıtı askerler arasında çatışmalar yaşandı. Çatışmalar sonucu HKHM’nin elektriği kesilerek hiçbir işlevi olmayan bir oda konumuna geldi. Radarlar, telsizler, Haritalar gibi dijital her şey kullanılamaz hale geldi. Darbeciler emir komuta için en büyük kozlarını kaybetmiş oldular. Darbeciler için bu ilk kırılma anı oldu. Tüm bunların yapılmasını sağlayan Tümgeneral Cevat Yazgılı ise Darbecileri Polise teslim ettikten sonra kendisi de gözaltına alınmış, Ünal paşanın araya girip kamera kayıtlarını delil olarak sunmasıyla serbest bırakılmıştır.

Saat 23.55: Darbecilerin kontrolünde ki 2 F-16 Balıkesir 9. Ana Jet Üssünden havalandı. 2 adet Aim-120 ve 2 adet Aim-9 füzesi taşıyan uçaklar havada Cumhurbaşkanı’nın uçağını aradı.

Saat 00.05: Darbecilerin kontrolünde ki AH-1 Cobra tipi taarruz helikopterinden MİT binasına saldırı yapıldı. Darbeciler bina etrafına defalarca top atışı yaptı. MİT personeli bunlara karşı uzun namlulu silahlarla karşılık verdi.

Saat 00:20: Cumhurbaşkanının uçağının takibi için Akıncı Üssü’nden 2 adet F-16 uçağı daha kaldırıldı.

Saat 00.25: Akıncı Üssü iddianamesindeki bilgilere göre, C-130 tipi olan ilk uçak havalandı. Verilen görev, Çakırsöğüt Jandarma Komando Tugayı’ndan 1 AH-1 Cobra helikopteri ve 80 asker getirmek üzere Şırnak’a iki sefer düzenlenmesiydi.

Saat 00.27: Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Abidin Ünal darbeci askerler tarafından derdest edildi.

Saat 00:33: Akıncı Üssü’nden 2 adet F-16 uçağı daha izinsiz kalkış yaptı.

Saat 00.33: Gölbaşı Özel Harekât Daire Başkanlığı’na, Albay Ahmet Tosun’un talimatıyla saat 00.33’te 1 bomba atıldı. Atılan bomba yine Lazer Güdümlü bir GBU-10 bombasıydı. Bombayı atan Pilot Uğur Uzunoğlu, nizamiye bölgesini hedef almıştı. Saldırı da 44 Polis Özel Harekat mensubu şehit oldu.

Saat 00.39: Ankara Emniyet Müdürlüğü binası önünde darbeci askerler ve polis arasında çatışma çıktı. Darbeci Askerler bölgeye hava desteği istedi. AH-1 tipi helikopter 20mm’lik silahıyla bina önüne top atışı yaptı. Aynı anda F-16’lar da bina üzerinden sonik patlama meydana getirecek şekilde alçak ve ses üstü uçuş yaptı.

Saat 00.45: Ankara’da Cumhurbaşkanlığı Külliyesi çevresinde toplanan vatandaşlara AH-1 Cobra tipi taarruz helikopterlerinden top atışı yapıldı.

Saat 00.49: Erkilet’ten başka bir uçak kalktı ve Hatay’a doğru yola çıktı. Onun görevi, darbeci tuğgeneral Semih Terzi’nin görevlendirdiği Hatay’da bulunan 70 özel kuvvet mensubunu Ankara’ya getirmekti.

Saat 00:54: Mühimmat yüklü 2 F-16 uçağı Akıncı Üssünden kalkış yaptı.

Saat 00.54: Darbeci Askerler Ankara Emniyet Binası önünü boşalttı. Helikopterler bölgeden uzaklaştı.

Saat 00.56:  Ankara Emniyet Müdürlüğü’ne Kurmay Yüzbaşı Mustafa Mete Kaygusuz’un talimatıyla 2 bomba atıldı. Bombaları pilotlar İlhami Aygül ve Mehmet Yurdakul attı. Atılan bombalar Lazer güdümlü GBU-10 ya da GPS güdümlü GBU-31 JDAM’di.

Saat 01.00: Erkilet’ten bir başka uçak kalktı. İki ayrı uçuşta Siirt’e giderek, Üçüncü Komando Tugayı’ndan her seferinde 1 AH-1 Cobra taarruz helikopteri ve 80 asker getirmesi planlanıyordu. Ancak kalkıştan hemen önce uçağın rotası Denizli Çardak hava meydanı olarak değişti.

Yine 01.00 sularında Erkilet’ten başka bir C-130 havalandı. Onun da rotası Denizli Çardak’tı. Toplam 175 asker getirmesi hedefleniyordu.

Saat 01.08: Ankara Emniyet Müdürlüğü’ne ikinci saldırı gerçekleşti. Atılan bomba GPS Güdümlü GBU-31 (JDAM) idi. Bombayı ise Mustafa Özkan attı.

Saat 01.13: Özel Kuvvetler Grup Komutanı Tuğgeneral Semih Terzi ve yaklaşık 40 ÖKK askeri taşıyan uçak Etimesgut meydanına indi. Terzi ve ekibi, buradan helikopterlerle Gölbaşı’ndaki ÖKK karargahına hareket etti.

Saat 01.20: Bu defa Erkilet’ten bir C-160 havalandı. Verilen görev, askeri amaçla da kullanılan Denizli Çardak meydanına giderek, Denizli’deki 11. Komando Tugayı’ndan 250 askerin Ankara’ya taşınmasıydı.

Saat 01.22: Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Abidin Ünal Akıncı Üssüne getirildi ve girişim başarısızlıkla sonuçlanana kadar burada tutuldu.

Saat 01.30 suları: Erkilet’ten iki uçak daha havalandı. Verilen ilk görev, Siirt olarak belirlenmişti. Her seferinde bir Cobra taarruz helikopteri ve 80 asker olmak üzere iki sefer yapılması emri verilmişti. Kalkış sırasında hedef meydan Çardak olarak değişti.

Saat 01.38: Cumhurbaşkanı Uçağını aramakla görevlendirilen F-16’lar Akıncı Üssüne dönüş yaptı.

Aynı saatte kalkan bir diğer uçak A-400M oldu. Bu uçağa da Şırnak görevi verilmişti. 140 personel ve üç AH-1 Cobra helikopteri getirecekti.

Saat 01.50 suları: Denizli Valisinin talimatıyla Çardak meydanında bulunan yaklaşık 12 tonluk uçak yakıtı darbeciler tarafından kullanılamasın diye araziye döküldü.

Saat 02.00:  Erkilet’ten Kalkan son uçağın da ilk seferde Şırnak’tan 140 komando ile üç Cobra, ikinci seferde ise 280 komando getirmesi isteniyordu.

Saat 02.00’dan itibaren bu uçakların hepsi de havalanmış ve verilen emirler doğrultusunda hedeflerine ilerlemeye başlamışlardı. Darbeciler bu şekilde oldukça büyük bir taarruz grubunu Ankara’ya göndermeyi hedeflemişti. Ancak bu sırada devreye Eskişehir BHHM girmiş ve telsiz kanalıyla bu uçaklara yaptıkları eylemlerin yasadışı olduğunu, Dönemin Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Abidin Ünal’ın emriyle kendilerinin ikaz edeceği meydanlara inmesini söylemişti. Bu şekilde havada ki 8 uçaktan yalnızca 1 tanesi hedeflenen meydana inebilmiştir.

Erkilet meydanında uçakların kalkış yapmasından önce meydana intikal eden uçucu personelin göreve çıkma konusunda tereddüt ettiği, verilen emirleri uyguladıkları takdirde tam olarak kime hizmet edeceklerine anlam veremedikleri sanık ifadelerinden anlaşılmaktadır.

O gece 12. Ana Ulaştırma Üs Komutanı olan Tuğgeneral Cemal Akyıldız o sırada İstanbul’da Moda Deniz Kulübü’ndeki düğündeydi. Bu sebeple Harekât Komutanı Albay Erhan Baltacıoğlu, “Üs Komutanı Vekili” sıfatıyla görevlendirilmiş, üssün sevk ve idare komutasını tamamen ele almıştı.

Uçucu ekibin verdiği ifadeye göre o gece görev emri verilen uçak komutanlarından 5 tanesi olaylara anlam veremediklerini, göreve çıkma konusunda tedirgin olduklarını Harekât Komutanına bildirmiş, Komutan en başta “Arkadaşlar uçmaktan mı korkuyorsunuz” demiştir. Pilotlar: “Komutanım, endişelerimiz var ve size sormak istiyoruz. Biz nereye gideceğiz, kimin adına neye hizmet ediyoruz, bu yaşanan olayların içinde miyiz, bu görevlerin emri var mı?” gibi sorular sormuşlardır. Komutan, Hava Kuvvetleri Komutanlığı’ndan emir geldiğini belirterek “Ben güvenmesem size böyle bir görev vermem. Güvendim ki size böyle bir görev veriyorum. Tüm sorumluluk bana aittir” diyerek pilotları kandırmaya çalışmıştır. Komutan sonrasında sesini yükselterek “Bu görev yapılacak, meydan kapalı olsa dahi inilecek, hiçbir radarın ikazına uymayacaksınız, darbeciler tarafından ele geçirilmiş olabilirler. Gerekirse ayakta alıp kargoyu ve personeli bir şekilde sıkıştırın” demiştir. Tatmin olmayan pilotlar son kez Komutan’a karşı çıkarak son dakika haberlerin kötü olarak yayınlandığını söylemiştir. Bunun üzerine Komutan’ın: “Siz darbecilere karşı görev yapacaksınız, taşıdığınız şeyler darbenin bastırılmasında kullanılacak. Eğer görevi kabul etmezseniz vatana ihanet etmiş olursunuz” diyerek Pilotları uçuşa zorladığı ve ikna ettiği anlaşılabilir.

Uçaklar havalandıktan sonra Eskişehir BHHM’nin verdiği talimatla Ankara, Kütahya ve Diyarbakır radarları, bu uçaklara “Derhal Kayseri’ye dönün” ikazı yaptılar. Pilotlar durumu Kayseri’ye iletti. Karşılığında aldıkları cevap “Üs Komutanı Vekili ve Harekât komutanı sıfatıyla benim emirlerimi dinleyeceksiniz.” oldu.

Bu sırada Eskişehir BHHM bütün Hava Meydan Komutanlıklarına ulaşıp pistlerin kapatılması, her türlü uçak iniş-kalkışına engel olunması konusunda talimat verdi. Hedeflerine varan nakliye uçaklarının meydanlarla iletişim kuramadığı, gittikleri meydanların kapalı olduğu açıklanan bilgiler arasında. Üstelik o sırada C-130 tipi uçakla Şırnak’a gitmesi emredilen pilota Diyarbakır radarından bu meydanında kapalı olduğu ikazı yapılmış, bilgiyi Kayseri’ye ileten pilotun yine darbeci Albay’dan aldığı cevap ise “O bilgi yanlış, biz görüştük. Şırnak meydanı açık” şeklinde olmuştur. Pilot bunun üzerine verdiği ifadede “Neye inanacağımızı analiz edemediğimiz için Şırnak’a devam ettik. Şırnak üzerine geldiğimizde pistin kapalı olduğunu, bize verilen talimatın yanlış olduğunu, Kayseri’de ki Harekât Komutanının bizi yanıltmaya çalıştığını anladık. Daha sonra Kayseri’ye devam ettik.” diyor.

Darbeci Albay’ın emirlerinde bir sorun olduğunu anlayan pilotlar Erkilet Üssü’ne iniş yapmayı planlıyor fakat Darbeci Albay bu uçağı inatla Dalaman’a yönlendirmeye çalışıyor. Pilotlar ise “yakıtımız kritik seviyede” diyerek uçağı Erkilet Meydanına indiriyorlar. Bu uçak o gece Erkilet’ten kalkıp tekrar oraya inen tek uçak oluyor.

Bunların yaşandığı sıralarda Türk Silahlı Kuvvetleri’nin gerçek vatansever evlatları bir başka direnişe imza atıyordu. Erkilet Meydanından kalkan ve Hatay’a inmesi planlanan C-130 tipi nakliye uçağı hedefine ulaşmış, Özel Kuvvet birliğinden gelecek askerlerin uçağa binmesi için meydanda bekliyordu. Fakat o uçağa binmeye kimse gelmemişti. Hatay’daki birliğin komutanı darbeci Tuğgeneral Semih Terzi’nin emrini uygulamamış, bu sebeple birliğin meydana intikali gerçekleşmemişti. Birkaç dakika sonra boş boş bekleyen uçağın etrafı polis ekiplerince sarıldı ve mürettebat gözaltına alındı.

Havalanan 8 uçaktan 2 tanesi inmiş ve motorları durmuş vaziyette, 6 tanesi ise uçuşa devam etmektedir. Eskişehir BHHM’den bu uçaklara Kayseri’nin darbe girişimine destek verdiği, derhal Kayseri’nin emir komutasından çıkmaları gerektiği ikaz edilmekte, pilotların darbeye destek verecek faaliyetlerde bulunmamaları konusunda uyarılar yapılmaktadır. Bu uyarılar sayesinde nakliye uçakları havadayken (bir nevi taraf değiştirerek) Eskişehir BHHM’nin emri altına girmiş, önce Eskişehir sonra Konya derken bu illerde ki üsler güvenli bulunmamış ve bekleyişin ardından 6 uçak Malatya’da bulunan Erhaç 7. Ana Jet Üssüne yönlendirilmiş, tüm uçaklar buraya iniş gerçekleştirmiştir. İnişten sonra pilotlar uçakları pisti kapayacak şekilde park edip, motorları durdurmuştur. Yalnız bu sıralarda saat Sabaha karşı 04.00’a dayanmıştır.

Fakat bu uçuşlarda pilot ve teknisyen olarak görev alan subay ve astsubay rütbelerindeki 38 sanığın, FETÖ üyesi oldukları ve darbe girişiminde görev aldıkları iddiasıyla Akıncı davasında tutuklu olarak yargılandıkları söylenmektedir. Beraat etmeleri veya Ceza almaları konusunda herhangi bir bilgim bulunmuyor.

Saat 02.10: İstanbul’a 2 adet F-16 uçağı gönderildi. Uçaklar İstanbul üzerinde alçak irtifadan ses üstü uçuşlar yaptı.

Saat 02.19: Eskişehir BHHM tarafından Türkiye’nin NATO ile bağlantısı kesildi. NATO Saat 02.19’a kadar Türk hava sahasında yapılan uçuşları izleyebiliyordu. Fakat BHHM bu durumun sakıncalı olabileceğini düşünerek belirtilen saat itibariyle Türk Hava Sahasının erişimini NATO’ya kapattı.

Saat 02.29: Akıncı üssünden İstanbul’a gitmek üzere 1 adet F-16 savaş uçağı havalandı.

Saat 02.35: Darbe girişiminde bulunan F-16 tipi savaş uçaklarından TBMM’ye 1 bomba atıldı. Bombayı Pilot Hasan Hüsnü Balıkçı ve Uğur Uzunoğlu attı. Atılan bomba Lazer güdümlü GBU-10 bombasıydı. Diğer atış şekillerinden farklı olarak bu bomba Meclisin bahçesine Lazer güdümlü olarak değil CCIP denilen teknikle görerek-dalış yaparak atıldı.

Saat 03.14: TÜRKSAT’a 4 adet bomba atıldı. Talimatı Albay Ahmet Tosun verdi. 03.14, 03.15,03.17 ve 03.19 saatlerinde yerleşkeye 4 bomba atıldı. TÜRKSAT’a 4 bombayı da Pilot Hüseyin Türk attı. Atılan bombalar MK-82 genel maksat bombalarıydı.

Saat 03.15: Darbecilerin kontrolünde ki KC-135 Tanker uçağından F-16 tipi savaş uçaklarına havadan yakıt ikmali yapıldı.

Saat 03.15: Akıncı Üssünden bir başka F-16 uçağı daha havalandı. Uçak Ankara üzerinde Alçak İrtifa Yüksek süratle ses duvarını delen geçişler yaptı.

Saat 03.17: Darbecilerin kontrolünde ki bir başka KC-135 Tanker uçağından F-16 tipi savaş uçaklarına havadan yakıt ikmali yapıldı. Yakıtını alan uçaklar Ankara üzerinde ses üstü hızlarda uçarak psikolojik baskı yapmaya devam ettiler.

Saat 03.20: Darbecilerin kontrolünde bulunan F-16 tipi savaş uçakları İstanbul’da Taksim meydanı, Atatürk Havalimanı ve Boğaz üzerinde uçuş gerçekleştirdi.

Saat 03.24 ve 03.25: TBMM’ye 2 bomba daha atıldı. Bombaları az önce TÜRKSAT’ı bombalayan Pilot Hüseyin Türk attı. Atılan bombalar yine güdümsüz MK-82 Genel maksat bombalarıydı.

Saat 04.00 civarları: Erhaç üssünde yer alan F-4 uçaklarına kalkış emri verildi. 4 adet F-4 Fantom tipi uçak hangarlardan çıkarılıp, hazırlıkları yapılıp, motorları çalıştırılıp piste doğru ilerlemeye başladı. Fakat pistin az önce inmiş olan nakliye uçakları tarafından kapatıldığını gördüler. Bu sırada Eskişehir BHHM’den gelen uyarıyla bu uçakların kalkışı da tam olarak engellendi. BHHM’nin ilettiği talimat: Tüm uçuşların yasak olduğu, havalanan uçakların vurulacağı yönünde. Bunun üzerine F-4’ler tekrar hangarlara sokuldu ve sabaha karşı yaklaşık saat 05.00 sularında Erhaç Üssü tamamen kontrol altına alındı.

Saat 04.04: Darbecilerin kontrolünde ki KC-135 Tanker uçağından F-16 tipi savaş uçaklarına havadan yakıt ikmali yapıldı.

Saat 04.07: AH-1 Cobra tipi taarruz helikopteri Meclis önü ve Genelkurmay Kavşağında bulunan polislerin ve vatandaşların üzerine top atışı yaptı.

Saat 04.15: Yine Darbecilerin kontrolünde ki KC-135 Tanker uçağından F-16 tipi savaş uçaklarına bir kez daha havadan yakıt ikmali yapıldı.

Saat 04.30: Başbakan’ın basından ilettiği talimatla Ankara hava sahası uçuşa yasaklandı.

Saat 04.30 civarları: Akıncı Üssünde elektrikler kesildi.

Saat 04.36: Başbakan Binali Yıldırım, Korgeneral Ziya Kemal Kadıoğlu’na telefonla arayarak uçak düşürme yetkisi verdi. Erzurum ve İncirlik’te görevli pilotlara uçak düşürme yetkisi ile kalkmaları talimatı verildi.

Saat 04.45: Balıkesir 9. Ana Jet Üs Komutanlığı, F-16 uçaklarının uçak düşürme yetkisiyle kalkabilmesi için yazılı emir talep etti.

Saat 04.54: Erzurum’dan 2 adet F-16 uçak düşürme yetkisiyle kalkış yaptı. Darbeci F-16’lara karşı fiilen müdahalede bulunabilecek ilk uçaklar bunlar oldu.

Saat 04.59: Darbeye destek vermek amacıyla 1 KC-135R uçağı daha İncirlik Üssünden kalkış yaptı.

Saat 05.01: Darbecilerin kontrolünde ki KC-135 Tanker uçağından F-16 tipi savaş uçaklarına havadan yakıt ikmali yapıldı. Yakıt ikmali yapan uçak Ankara üzerinde alçak irtifa yüksek sürat uçmaya devam etti.

Saat 05.02: Diyarbakır 8. Ana Jet Üs Komutanlığı’ndaki F-16 uçaklarına uçak düşürme yetkisiyle kalkış talimatı verildi.

Saat 05.05: Dalaman Hava Meydan Komutanlığındaki F-16 uçaklarına da uçak düşürme yetkisiyle kalkış emri verildi.

Saat 05.28: İncirlik üssünden kalkış yapan KC-135R uçaklarından bir tanesi üsse dönüş yaptı.

Saat 05.26: Ankara Şehir Merkezi üzerinde Jet hareketliliği kesildi. AH-1W Super Cobra tipi taarruz helikopteri Genelkurmay Karargâhı yakınlarında uçuş icra etti.

Saat 05.31: Nakkaştepe Uçuş Tabur Komutanlığı’na kritik bir emir verildi. Yerden atılan hava savunma füzesi Stingerlerin cephanelikten çıkarılarak mevzi alınması talimatı verildi.

Saat 05.34: İstanbul’daki HAWK Filo Komutanlığı’na bağlı hava savunma füzelerinin hazırlanması emredildi.

Saat 05.45: Ankara şehir merkezi üzerinde askeri hava aracı trafiği birkaç dakika sonra kalkacak F-16 uçağına kadar tamamen kesildi.

Saat 06.03: İncirlik üssünden kalkış yapan KC-135R uçaklarından bir tanesi daha üsse dönüş yaptı.

Saat 06.07: Darbeciler son nefeslerinde bir saldırı daha yapmaya çalıştı. Akıncı üssünden 1 F-16 savaş uçağı daha havalandı.

Saat 06.10 civarları: Meclis önü ve Genelkurmay Kavşağı AH-1 Cobra tipi taarruz helikopterleri tarafından son kez top atışına tutuldu. Cobralar gece boyu özellikle MIT, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi ve Genelkurmay kavşağı önüne sık sık saldırılar gerçekleştirdi. Fakat dikkat çekici bir husus olarak bu saldırılar yalnızca top atışı şeklinde oldu. Helikopterlerden Herhangi bir şekilde roket veya füze atışı yapılmadı. Bu da bize havada ki Helikopterlerde tek pilot olduğu gibi bir ipucu verebilir belki.

Saat 06.18 ve 06.19: Cumhurbaşkanlığı Sarayı yakınındaki Cami önüne ve Cumhurbaşkanlığı Köprülü Kavşağı’na 2 bomba atıldı. Bombalama talimatını Yarbay Hakan Karakuş verdi. Bombayı atan pilot Müslüm Macit, kullanılan bombalar ise MK-82 olarak belirlendi.

Saat 06.37:  Bu saat itibariyle başkent Ankara’ya az önce 2 bomba atan, havada ki son darbeci F-16 uçağı darbe karşıtı F-16’ların “vururuz” tehdidiyle Akıncı Üssüne indirildi.

Saat 07.33: Akıncı üssünden son kez bir F-16 savaş uçağı havalandı. Birkaç dakika sonra Ahlatlıbel Radarından bu uçağa dönüş ikazı yapıldı. Hemen akabinde ise darbe karşıtı F-16’ların kontrolünde bu uçak da Akıncı Üssüne indirildi.

Saat 08.00 civarları: Son uçağında inmesiyle birlikte Akıncı üssünün pistlerine tekrar uçak kalkamaması maksadıyla Erzurum’dan gelen F-16’lardan top atışı yapıldı. Uçaklar izinsiz helikopter hareketliliğine karşı Akıncı Üssü üzerinde nöbet tutmaya başladı. Pilotlar böyle bir faaliyette bulunmaya çalışan birkaç helikopterin etrafına uyarı maksadıyla top atışı yaptı. Devam etmeleri halinde vurulacaklarını anlayan helikopterler planladıkları eylemlerden vazgeçti.

Saat 08.26: Darbeciler artık neredeyse tam anlamıyla teslim oldular. Akıncı üssünde rehin durumunda tutulan Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar serbest bırakıldı ve helikopterle Çankaya köşküne gitti.

Saat 08.30: Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar Çankaya Köşküne geldi.

Saat 09.00 civarları: Darbecilerin içerisinde bulunduğu bir adet S-70 Sikorsky tipi helikopter Yunanistan’a kaçtı. Kaçan darbeciler helikopterin IFF (Dost-Düşman Ayrım sistemi) cihazını söktü ve helikopterin içinde ki gece görüş aparatlarını çaldı ve Yunanistan’a sığınma talebinde bulundu. Helikopter ertesi gün teslim alındı.

Saat 10.42: İncirlik üssünden havalanmış olan son KC-135R tipi Tanker uçakta üsse dönüş yaptı.

Saat 11.00 civarları: Başbakan’ın talimatıyla Marmara hava sahası sivil uçuşlara kapatıldı.

Saat 11.16: Eskişehir’den kalkan 2 F-4 uçağından, Akıncı Üssünün pistlerine ve kule çevresine toplamda 12 adet MK-82 bombası atıldı.

Saat 11.30 suları: Akıncı Üssü çevresinde bulunan vatandaşlar kendi araçlarıyla pistlere girdi. Uçakların hareket etmesini engellemek için pist başları ve taksi yollarına araçlarla bariyer oluşturuldu.

Saat 12.57: Başbakan Binali Yıldırım, Çankaya Köşkü’nden yaptığı açıklamayla hain darbe girişiminin tam anlamıyla bastırıldığını duyurdu.

Netice itibariyle darbe kalkışmasından yaklaşık 14 saat sonra olaylar kesin olarak bastırıldı. Toplamda 249 Asker, Polis ve Sivil şehit düştü, 2196 kişi yaralandı. Olaylarda 104 darbeci askerin öldürüldüğü açıklandı.

Darbeci hainler tarafından 6 farklı noktaya toplamda 14 bomba atıldı.

Başkent Ankara semaları mütemadiyen Jet ve Helikopter uçuşlarına tanıklık etti.

Yine Başkent Ankara’da farklı bölgeler Taarruz Helikopterleri tarafından gece boyu aralıklarla top atışına tutuldu.

İstanbul’da gecenin bir bölümünde yoğun şekilde F-16 tipi savaş uçağıyla ses üstü hızlarda alçak uçuş icra edildi. Özellikle Atatürk Havalimanı başta olmak üzere, Taksim ve Boğaz üzerinde alçak irtifa yüksek süratle geçiş yapıldı.

İstanbul’da gecenin başından beri mütemadiyen helikopter hareketliliği yaşandı.

Havacılık kapsamında gece boyu yalnızca 1 adet Polis Havacılık’a ait S-70 tipi Sikorsky helikopter imha edildi. Haricinde bir hava aracı düşürülmedi veya vurulmadı. Darbecilerin elinde ki helikopterlerin gerek darbe karşıtı F-16 ile gerek yerden gösterilen reaksiyonla düştüğü hakkında çok spekülasyon yapıldı fakat böyle bir helikopterin enkazına ulaşılamadı.

Darbeci F-16’lar ve darbe karşıtı F-16’lar arasında herhangi bir angajman yaşanmadı. Darbeci F-16’lar darbe karşıtı F-16’lara karşı direnmeye çalışmadı ve zorluk çıkarmadı.

Herhangi bir Savaş uçağıyla, Nakliye veya VIP uçağıyla ya da Taarruz Helikopteriyle darbeciler tarafından iltica gerçekleşmedi. Yalnızca S-70 tipi bir Sikorsky Helikopterle 14 kişinin Yunanistan’a kaçtığı duyuruldu. Helikopter ertesi gün Yunan makamlarından teslim alındı.

Gecenin bir bölümünde Cumhurbaşkanlığı Külliyesinden darbeci bir helikoptere karşı Omuzdan atılan Stinger MANPAD tipi güdümlü füze fırlatıldı. Füze helikopteri ıskalayarak gökyüzüne doğru yükselip yüksek sayılacak bir irtifada infilak etti.

Darbecilerin AH-1P Cobra ve AH-1W Super Cobra helikopterlerinin yanında yerli ve milli üretim T-129 ATAK Helikopterlerini de kullandığı ortaya çıktı.

Havacılık konusunda ya da bir şekilde hava araçlarına fiili ve etkili başka şekilde angaje olunmadı. Fiili ve etkili şekilde darbecilere angaje olunabilecek seviyede kontrol sağlandığı zaman darbecilerde zaten teslim olmaya başladı.

Darbecilerin merkez üssü 4. Ana Jet Üssü olan Akıncı üssüydü. Üste çok sayıda general seviyesinde personel rehin tutuldu. Üs içerisinde çok sayıda zırhlı araç, tank ve kara havacılığa ait helikopterin konuşlandığı tespit edildi. Bunun yanında Komandolar, Özel Kuvvetler gibi elit birliklerde üs içerisindeydi. Gece boyu üs içerisinde tam bir kaos ortamı mevcuttu. Darbecilere itaat etmeyen personeller defalarca silahlı tehditle kendilerine itaat etmeleri konusunda baskı yaptı.

Kahramankazan halkı darbecileri durdurmak için üs yakınına gelip lastik ve başka şeyler yaktı. Uçakların oluşan dumandan dolayı görüş mesafesini kaybedip kalkmalarına engel olmak hedeflenmişti ancak maalesef hesaplar pek tutmadı.

Darbeden 2 gün önce 13 Temmuz günü Akıncı üssü Komutanı Tuğgeneral Hakan Evrim kendi üssünde ki F-16 uçaklarının bazılarına lazer işaretleme ve hedefleme podu olan SNİPER teçhizatını taktırmak için Diyarbakır üssüne gitti.

Farklı meydanlara iniş yapan helikopterlerin bazılarında yerden açılan ateş sonucu azımsanmayacak hasarlar olduğu gözlemi yapıldı.

Gece boyu darbecilerin toplam 20 defa havadan yakıt ikmali yaptığı ortaya çıktı.

Darbecilere ait olduğu değerlendirilen ve izinsiz şekilde kalkış yapan helikopterlerin gece boyu imralı adası etrafında yoğun şekilde uçuş yaptığı tespit edildi.

Darbeciler özellikle polis araçlarını yoğun şekilde hedef aldı. Akrep, TOMA gibi hafif zırhlı araçların yanında zırhsız standart ekip araçları da darbeciler tarafından taarruz helikopterleri ile birçok kez ateş altına alındı.

Darbeciler Genelkurmay Başkanlığına destek için çok kez helikopter vasıtasıyla tam teçhizatlı asker getirdi. Genelkurmay karargâhına sıklıkla helikopter iniş kalkışı oldu.

Ülke genelinde birçok jet üssünde ve birçok meydanda itfaiye araçları, sivil araçlar ve kamyonlarla pistler ve taksi yolları kapatıldı.

Akıncı üssüne iniş sırasında darbeci F-16’lardan birinden yanlışlıkla Flare atıldı. Atılan Flare sönmeden üs yakınında bulunan bir mobilya fabrikasının üstüne düştü ve fabrikada yangın çıkmasına sebep oldu.

Manevi hasarların yanında özellikle F-16 uçakları tarafından bombalanan yerlerde on milyonlarca TL’lik maddi zarar oluştu.

15 Temmuz 2016 günü girişilen Darbe, Dünya darbeler tarihinde Hava araçlarının en aktif şekilde kullanıldığı darbe girişimi olmaya aday. Dünya tarihinde ya da Türkiye Cumhuriyeti tarihinde ki ilk başarısız darbe bu değil. Ülkemizde daha öncede darbe girişimleri yaşanmış ancak Siyasi otorite ve Türk Silahlı Kuvvetleri kendi içinde bu girişimleri bastırmıştır. 15 Temmuz’un farkı ise Siyasi otorite, Türk Silahlı Kuvvetleri, Türk Polis Teşkilatı ve milletimizin ortak hareketiyle bastırılmış olmasıdır. Milletin gücünün yetmediği yerde Polis, Polisin gücü yetmediği yerde Asker, Askerin gücü yetmediği yerde Millet devreye girmiş ve Türkiye Cumhuriyeti adeta tek yumruk olarak hatta tek vücut olarak Darbecilere Darbe yapmıştır!

Kendilerine dar gelmeyecek makberi kazamayacağımız, tarihe gömelim desek sığdıramayacağımız, Bir hilal uğruna batan güneşlerimizi rahmet ve minnetle anıyor, gazilerimize acil şifalar diliyoruz.

Abdullah BEKCİ

Kaynak: SavunmaSanayiST.com

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here